YOSUN RESTAURANT

closeBu yazıyı 9 yıl 9 ay 20 gün önce yazmışım. Üç aydan daha eski her yazıda kullandığım bir uyarı. Bu yazıya özel bir not olduğunu düşünme. Lakin bahsettiğim lezzetler değişmiş, bağları dolu vurmuş, yeni mahsul sirke olmuş olabilir. Mekan kapanmış, işletme sahibi değişmiş, fiyatlar tavan yapmış da olabilir. Fikirlerimin değişmiş olması, izansızlık dozunun farklılık göstermesi de mümkündür. Hatta destursuz bostana dahi girmiş olabilirim. Velhasıl dün dündür, bugün bugündür :)
Kavaklıdere Selection - Narince-Emir 2006

Kavaklıdere Selection - Narince-Emir 2006

Kahvaltı niyeti ile çıkıp şarap içip dönen nadir insanlardanız sanırım. Turgut motor alınca yerinde duramama potansiyeli tavan yaptı. Gerçekten duramıyor :) Sabah sabah uyandırdı beni de. Bir de kask getirmiş atladım arkasına düştük yollara. Önce Hidiv Kasrı ziyareti fakat bu ziyaret uzun sürmedi. Belediyenin işlettiği mekanlarda çıldırmamak elde değil. Memur zihniyetli tuhaf davranışlı garsonlar çileden çıkartır insanır. Çıkartmak ile kalmaz çatal ile saldırmak bile isteyebilirsiniz :) Başıma gelecekleri düşünerek tadımız kaçmasın diyip kısa bir turdan sonra ayrıldık. Bahçeyi laleler ile doldurmuşlar. Bu hükümetin benim gözümdeki nadir faydalarından biri bu laleler :)

Yeni motorcuya her yol kısa geliyor, nasıl oldu anlamadım ama bir çırpıda Anadolu Kavağına geldik. İskelenin önüne kadar motor ile girip durduk. Ne park yeri aradık ne de tuhaf “geeaaal geall durrr, all ileriii” tarzında, emir vari sesler duyduk :) Şöyle bir tur atıp gözümüze bir mekan kestirdik. Kahvaltı niyeti biraya döndü, bira niyetimiz şaraba. Hayır, sürücü adam az içmeli diye bir şişe şarap açalım demedim. Hepsini ben içerim diye de düşünmedim :) Şarap konusuna şöyle geldik. Mekanın kapısına kocaman yazmışlar. Çok iddialı bir fiks menü ama kamera şakası gibi :) bakın neden şaşırdım bu kadar:

Uskumru
Kalamar
Midye Tava
Salata
Bira
12 TL

Hadddi len :) çevredeki arsız garsonların gel abicim gel davranışlarını bu mekanda göremeyince deneyelim dedik. Bakarsınız bu şaka gibi fiks menü gerçektir :) Güzelce karşılandık ve balkon gibi bir yere alındık. Duramadım şaraplara bir göz attım elbette ama bira içelim demişiz sesimi çıkartmıyorum hiç. Fiks menü istediğimizi söyleyince cevap gecikmedi:

-Ama onu buraya veremiyoruz…

Şöyle bir bakışıp sırıttık tabi :) yurdum esnafına doyum olmaz :)

-Nereye veriyorsunuz?
-Şu masalara…

Sen beledeyi işletmesi garsonlarına çatal saplamamak için buraya gel olacak iş mi :) verirsiniz güzelim verirsiniz sen şimdi iki tane fiks menü ver buraya, biraları sende kalsın. Şarap menünü getir bize… Her gittiği yerde sorun çıkaran adam olarak anılmaktan sıkıldığım için sesimi çıkarmadım ama aramızda bir adım olmayan masa ile bizim oturduğumuz masanın farkını öğrenmeyi çok isterdim. Öyle ya, birinde fiks menü alabilir diğerinde alamazsınız :) kolay değil farkı anlamak. Aslında farkı anlamanın ötesinde bir durum var. Ne halt ediyor bu adamlar. Burası nasıl bir mekan, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu :) Ben burada ne arıyorum ve neden yazarak vakit kaybediyorum :)

Her neyse devam edelim, şarap menüsü dahi olmayan mekanda şarap fiyatları çok özenli çalışılmış :) çarpı üç formülü burada da uygulanmış. Her mekanda Kavaklıdere veya Dolucanın raf fiyatının üçe katlanmasına sinir olmaktayım. Raf fiyatının yarısına hatta daha aşağısına aldıklarını bilmesem sesim çıkmayacak ama ne mümkün. Narince-Emir Selection Kavaklıdere küçük bir pazarlık sonucu 70 liraya açıldı. Nişantaşında değiliz, Yosun Rastaurant… 12 liraya bir yığın şeyi satıp kar etme amacında olan, kapısında lokma ve bir takım tatlıların da yapıldığı Anadolu Kavağında salaştan hallice bir mekandayız. Ama şarap içiyoruz, şarap haaaa biz nasıl şarap içeriz. Kazıklayın bizi müstehak bize :) Adam gibi rakı içsek, buz diye bağırsak. Su diye kulakları çınlatsak bir derece ama sen tut şarap iç olacak iş mi?

Yeterince hırpaladık mekanı :) gelelim lezzetlere. Fiks menünün esbabı mucizesini tabaklar gelince anladık herşey yarım porsiyonmuş. Bu nedenle balığı ikiye bölmüşler ama biraları istemediğimiz için mi bilinmez kocaman ve nefis bir salata geldi bayıla bayıla yedik yuttuk :) Yarım uskumru, bir çöp midye tava ve üç halka kalamardan oluşan bu atıştırmalık bir şişeye yarenlik edemeyince meyve istedik. Merak ettim sordum herşey aynı mutfaktan ve aynı malzemeden yapılmaktaymış, aşcısıda aynıymış. Menüden fiyatlara baktım. Kalamar 15 lira, midye 14 lira :) uskumruyu, salatayı ve birayı saymıyorum zira gerek kalmadı. Sadece kalamar ve midye alsaymışız, bu sihirli masada oturuyor olduğumuz için 29 lira ödeyecektik. Popomuzu kaldırıp bir adım ötedeki masaya gidersek ve kişi başı iki adet fiks menü yersek mekan zarar eder dükkanı kapatır gider :) Düşünsenize salata ve uskumruyada menü fiyatlarını versek hesap ne gelecekti :) Sanırım kriz yurdum insanını daha çok maymun edecek.

Bunların dışında mekanda bir abukluk yaşamadım, güzel güzel servislerini yaptılar, sürücü arkadaşımız acemiliğini kolay atsın diye üç kadeh içmesi konusunda ısrarcı oldum. Gerçekten çok işe yaradı. Işınlanmış gibi Bostancıya gittik. Niye mi? Elbette Günaydın Kasap ziyaretine :)