ŞARAP NASIL ALINIR?

closeBu yazıyı 9 yıl 2 ay 22 gün önce yazmışım. Üç aydan daha eski her yazıda kullandığım bir uyarı. Bu yazıya özel bir not olduğunu düşünme. Lakin bahsettiğim lezzetler değişmiş, bağları dolu vurmuş, yeni mahsul sirke olmuş olabilir. Mekan kapanmış, işletme sahibi değişmiş, fiyatlar tavan yapmış da olabilir. Fikirlerimin değişmiş olması, izansızlık dozunun farklılık göstermesi de mümkündür. Hatta destursuz bostana dahi girmiş olabilirim. Velhasıl dün dündür, bugün bugündür :)
Şarap Parası :)

Şarap Parası :)

Parayı verir şarabı alırsın :) Çok basit :) Sigara içiyorsanız klasik alışverişi biliyorsunuzdur. Mahallenin bakkalı sizi tanıyorsa, sabah uyku sersemi bir durumda göz işareti ile Marlboro Light sigaranızı isteyebilirsiniz. Bazıları bakkalı sevmez karton karton alır sigarasını. Ayrıca ilginç sigaralar tüketenler de vardır. Mesela Djarum Black içer bunlar, bazıları Davidoff bilmem ne içer ve öyle her yerde bulunmaz bu sigaralar. Yıllardır sigara kullanmam ve çok kısa süreli bir birlikteliğimiz oldu kendisi ile :) Bakalım başka tiryakiliklerin alışverişi nasıl oluyor :) Üflenti tayfa vardır çevremiz de, hemen alınma yahu sana demedim :) Bunların alışverişi daha farklıdır. Özetle her alışverişin bir adabı bir kuralı olur da koskoca, saygı duyulası, yere göğe sığdırılamayası şarabın olmaz mı? Olur, efenim olmasa bile ben şimdi uydururum :)

Bakınız sigarayı bile alırken paket ile alıyor insanlar. Bir pakette 20 tane var. Tek tek sigara alanlar da var. Hadi canım deme şimdi! Olmasa tezgâhlarda veya büfelerde açık sigara paketlerinin üzerinde tek bir sigaranın fiyatı yazmazdı herhalde. Şimdi yine ne saçmalıyorsun diyenler olabilir. Dur, sabret biraz :) Kolay mı öyle yahu. ŞARAP NASIL ALINIR? Pehhh, konuya bak :) İçini doldurmak kolay değil :)

Efenim şayet marketten arada bir şarap alıyorsanız. Bugüne kadar aynı anda iki veya üç şişeden fazla şarabı bir alışverişinizde almadıysanız sizin için önemli bir yazı olabilir. Okumaya devam :)

Arada bir şarap alırım, mahalle marketinde ne varsa oradan seçerim, Migros veya Carrefour’dan bulduğumu alırım ve ben böyle mutluyum diyorsan ben senin gibilere tek tekçi diyorum :) Nasıl jargon ama :) Şayet şarap sevgin bu seviyedeyse aynen devam et hiç bozma düzeni. Sonra başına öyle bir dert alırsın ki sorma gitsin. Bak halime :) Onun kokusu bunun dokusu derken alkolik olduk gittik :) Sonra bu şarap öyle ucuz bir merak da değil. Üzer bütçeyi :) Fakat ben yoldan gönüllü çıktım, şarap ile daha sıkı fıkı olmak istiyorum, yeri geldiğinde ukalalık edeyim, misafirimi ağırlarken doğru yemekle doğru eşlemeyi yapayım, damağımı keşfedeyim, kendimi bulayım diyorsan şarap almak mühim bir konu. Aceleye gelmez. Belli bir aşamaya gelmeden pahalı şaraplara para yatırılmaz. Şarapla samimiyeti ilerletmek bir nevi damağa yapılan yatırımdır efenim :) İşe yarar mı? Hem de nasıl, hem deeeee nasıl :) Yahu yıllarca yaptığım nefis yemeklerin yanındaki eksiğin ne olduğunu keşfettim ben. Online Mahzenin kurucusu Berkan’dan duyduğum pek güzel bir cümle hep aklımdadır: “Bir artı bir eşittir üç olmalı!” Yemek tek başına güzel, şarap tek başına güzel ama ikisi bir arada daha güzel olduğunda olay bitmiştir. Bunu yapabilmen için önce bünyenin şaraba tepkisini ölçmen gerek. Öyle her tavsiye edilene, her öneride bulunana kulak asma. Benim ayıla bayıla içtiğim şarabı on kişi içse burun kıvırabilir. Bir başkasının göklere çıkardığı şaraba ben laf edebilirim. Genelde de şerbet gibi bu derim :) Yani içimi yumuşak şarapları çok sevmiyorum. Şarap zor bir içkidir. O gün keyfiniz yerindedir ve en kötü köpek öldüren harikalar yaratabilir. Keyfiniz yoktur, canınız sıkkındır, hava basık, ruhunuz dalgalıdır ne içerseniz için sirke gibi gelir. Bizzat benim başıma gelmiştir efenim :) Amanın bu ne güzel şarapmış diye birkaç koli sipariş edip akabinde ne halt etmişim yahu ben demişliğim olmuştur :) Hala anlatmadım değil mi? Evet, şarap şöyle alınır efenim: Bir kerede çok sayıda ve mümkünse internetten;
Farklı markaların bulunduğu bir şarap butiğinden veya Kozyatağı Metro gibi bir mekândan yapılmalıdır alışveriş. İstanbuldaki şanslılardansanız Ataşehirde bulunan Online Mahzen de müthiş bir alternatifdir. Bu kadar çok farklı şarabı bir arada bulabileceğimiz neredeyse tek mekandır. Yani sanmayın ki farklı markaların bulunduğu başka şarap butiği var memlekette :) Elbette var bir kaç tane ama sadece şarap satan tek mekan online mahzendir :)

Online Mahzen Ataşehir - Bu kadar farklı markayı bulabileceğimiz tek adres...

Online Mahzen Ataşehir - Bu kadar farklı markayı bulabileceğimiz tek adres...

Ne alacağınıza karar vermeden, plan yapmadan şarap almak uzun vadede size zarar verir. Ölür gidersiniz maazallah :) He he he şaka yahu :) Yinede minik planlamalar işe yarar. Şarap size yeni yeni şirin görünmeye başladıysa yüksek fiyatlı şişelerden uzak durmanızı tavsiye ederim. Piyasadaki fiyat aralıklarından size uygun birini belirleyip ilk adımı atmakta fayda var. Henüz yeni yeni bu alışkanlığı ediniyorsanız 5-20 lira arasında kalan şaraplar ile ilerlemek uygun olur. Peki, bu aralığı kendi bütçenize göre nasıl belirlersiniz? Formülü var. Çok ciddiyim. Bunları da öyle kimseye anlatmam bilmiş ol :) Nedir bu formül? Hemen izah edeyim. Bir seferde bir koli şaraba ne kadar ödersiniz? İşte sorumuz bu, cevaba göre fiyat aralığımız belli olur. Diyelim ki Kedi Gıdıklayan Papazbüyüsü 2003 çok hoşunuza gitti. Öyle güzel ki bir koli alıp evde sürekli bulundurmaya niyetlendiniz. Kedi Gıdıklayanın bir kolisini, yani 12 şişeye ne kadar ödersiniz? 120? 240? 360? 960? Efenim? :) Sesin kısıldı gibi, söyle söyle çekinme biz bizeyiz :) Bakma sen yeni tanıştığın şarap severlere veya bir takım kurslarda, tadımlarda karşılaştığın tiplere. Ne şarap severler gördüm tadımda ona buna burun kıvırıp evinde Dolucalara talim eden :) Tamam 180 lira verirsin diyelim. 180/12 = 15 Lira eder. Senin ortalama şarap fiyatın 15 lira. Şimdi plan yapabilirsin. Şarap ile henüz yeni tanışmışsan ve çok sayıda şarap tatmışlığın yoksa halen her şarap birbirine benziyor ve işkembeden sallanan kokuların en ufağı bile burnuna bir kere çalınmamışsa rahat davranmanı tavsiye ediyorum. Piyasada gördüğün her ucuz şaraptan denemeni öneririm :) Memlekette 7-8 liraya ne şaraplar var şaşarsın. Bu sayede ilk alışverişinde 20-25 şişe şarap almış olacaksın. Hiç dert etme. Beğenmezsen dökersin gider. Sana kimse şarap merakı ucuzdur demedi değil mi :) Uzun vadede bunlar işine yarayacak. Elbette bu yazıyı okuyan her insan bu aşamada olmaya bilir. Belli deneyimleri çoktan yaşamıştır ama giriş seviyesinden alalım efenim olayı. Nispeten şarap dünyasına daha yakın olanlar bilirler. Bu bilgileri size ne kurslarda ne tadımlarda kimse aktarmaz :) Yazdıklarımızı değerli gibi gösterelim ki okunsun :) Ne diyordum? Ucuz şarapları gazlamıştım en son sana. Evet, ikinci aşamaya nasıl geçiyoruz. Bu ucuz şaraplardan sevdiklerin oldu mu? Kırmızı mı sevdin? Beyaz mı? Pembe mi? Tatlı şarap mı? Hiç birini sevmedin mi? İsmi hoşuna giden var mı? Şirazzzz, Öküzzgözüüüü, Boğazzkere… Yok mu? Aklında kalan bir üzüm ismi? Sauvignon Blanc? Sultaniye? Merlot? Ne yani kala kala aklında Merlot mu kaldı? Çekil, çekil… Yerli malı yurdun malı demeli, telaffuzu kolay, ismi cismi Türkçe olan üzümlere dikkat edilmeli. Yok, ben illa yabancı üzümler ile ilerleyeceğim diyorsan ileride yollarımız ayrılacak demektir :) Yerli malı yurdun malı demekten vazgeçmemek gerek. İlk toplu alışverişlerde uygun fiyatlı yabancıları da araya eklemeniz yerinde olur. Mesela 8-12 lira arasında şahane Bulgar veya Fransız şarapları bulunuyor. ÖTV indirimine rağmen bu şarapların kendi memleketlerinde çok düşük rakamlarla satıldığını hatırlatmak isterim. Konuyu dağıtmadan devam edelim. Birkaç ay topluca şarap almayı denedik diyelim. Belki de siz çoktan bu aşamayı geçtiniz ve hangi üzümlerin sevdiğinizi buldunuz bile. Kim bilir marka tercihleriniz kemikleşmiş bile olabilir. Üç veya dört sefer ne olduğunu bilmeden o şişe senin bu kadeh benim şeklinde şaraplar denediysek artık damağımızı tanımaya başlamışızdır. Ben halen anlamadım kendi zevkimi diyenler varsa fazla dert etmeyin. Ben anladım da ne oldu. Mevsime göre bile değişiyor tercihlerim. İkinci aşamaya geçebiliriz artık. Nedir bu aşama?

Nevi şahsımıza münhasır şarapları bulma aşaması :)

Bakma öyle, TL değil o rakamlar Euro :) Benim şişe ortalamam da 6.000 Euro :P

Bakma öyle, TL değil o rakamlar Euro :) Benim şişe ortalamam da 6.000 Euro :P

Diyelim ki Kalecik Karasını beğendin. Hemen sanal âlemde bir araştırma yapman gerek. Neymiş bu üzüm, nerede yetişirmiş, en iyi şarabı kim yapmış, fiyatlar hangi aralıktaymış, yanında neyle güzel gidermiş… Ne kadardı senin bütçen? 180 demiştik sanırım. Yani şişe ortalaman 15 liraydı. Şimdi yüce googel aracılığı ile bulduğun bilgiler sana kalsın biz fiyatlara bakalım. Benim sevdiğim şarap satış sitelerine göz atalım önce. Unutmadan, bu aşamaya kadar piyasadaki 8-10 liralık Kalecik Karalarından tattığını ve bu üzümün ilgini çektiğini varsayarak ilerliyoruz. Bakalım neler var piyasada ve an itibari ile fiyatları neler:

Kocabağ Kalecik Karası 2007 – 27 TL
Kavaklıdere Prestige Kalecik Karası 2005 – 48 TL
Şato Kalecik Kalecik Karası 2004 – 32 TL
Şato Kalecik Karası 2002 – 342 TL (Hata yok! Üç Yüz Kırk İki Türk Lirası)
Talay Kalecik Karası 2007 – 17 TL
Melen Melencik 2004 Kalecik Karası – 22,5 TL
Turasan Kalecik Karası 2007 – 29 TL
Hatti Kalecik Karası 2006 – 24 TL
Kalvi Kalecik Karası 2003 – 25 TL
DLC Kalecik Karası 2006 – 30 TL
Diren Collection Kalecik Karası 2007 – 19 TL

Efenim gördüğünüz gibi bir şişenin fiyatı 17 liradan başlıyor ve neredeyse toplam bütçemizin iki katına kadar çıkıyor. Madem Kalecik Karasını sevdik şimdi bizim için en uygun olanını seçmek gerek. Nedir bizim için en uygun olan? Hem lezzetli hem de bütçemizi aşmayan şişe doğru seçimdir. Şişe ortalaması 15 lira olan birisi için bu listedeki en ideal şarap son saydığım Diren Collection Kalecik Karasıdır. Hem fiyatı ile hem lezzeti ile sürekli el altında bulundurulması gereken şişelerdendir. Şimdi durum değerlendirmesi yapmak gerek. Amacımı ne? Kalecik Karası ürünlerini tatmak :) Madem tadım dedik adına o zaman hepsini bir güne sığdırmak faydalı olur. Bir günde hepsini iç demiyorum sana :) Topla şarap sever dostları, hepsinden tadın ve keyifli bir gün geçirin. Şayet çevrende şarap sever dostlar yoksa hemen mevcut dostları şaraba bulaştır. Şarap tek başına içildiğinde lezzetinden çok şey kaybeder :) Seçelim şaraplarımızı. Bütçemiz 180 lira! Misafirlerimiz de geleceğine göre şişe ortalamamızı biraz yükseltip daha az şaraba razı olmak gerek. Bu arada şayet bütçemiz çok daha yüksek olsaydı nasıl şaraplar içebilirdik sorusunun cevabını da bizzat kendi damağınız size vermiş olacak. İşte bence uygun seçimler:

Diren Collection Kalecik Karası 2007 – 19 TL (Şişe ortalamamızı makul bir seviyede aşıyor. Bizim bütçemiz için sürekli alınabilir bir şarabı mutlaka denemek gerekir.)
Talay Kalecik Karası 2007 – 17 TL (Aynı sebepten buna da şans vermek gerek.)
Melen Melencik 2004 Kalecik Karası – 22,5 TL (Melen genel olarak güzel şaraplar yapar, listeye eklemek yerinde olur. Üstelik bütçemizi çok aşmıyor.)
Şimdi efenim burada bir durup bakalım. Bütçemize uygun dedik ve makul fiyatlar ile üç şişe beğendik bile. Toplam 60 liraya gibi bir kısmı gitti geriye 120 lira kaldı bütçemizden. Artık merakımızı giderebiliriz. Son iki üç aydır hep ucuz şaraplar içmiş bünyemizi şımartalım. Damağımız akıllandı mı kontrol edelim.
Kavaklıdere Prestige Kalecik Karası 2005 – 48 TL (Misafirlerin gelecek, kıy biraz paraya. Tamam, biliyorum bütçenin çok üstünde. Bırak acıma paraya :)
Şato Kalecik Kalecik Karası 2004 – 32 TL
Kalvi Kalecik Karası 2003 – 25 TL
Hatti Kalecik Karası 2006 – 24 TL

Bu üç güzeli de ekleyince toplam bütçemiz 187 liraya ulamış oluyor. Hemen hatırlatmak gerek. Şayet son listede belirlenen bu altı şarabı henüz tatmadıysanız bütçeniz ne olursa olsun mutlaka deneyin. Yok, ben bunları denedim biliyorum diyorsanız daha yüksek rakamlıları deneyebilirsiniz. Şato Kalecik Karası 2002 konusunda fikrimi sorarsanız es geçin derim. Bir şişe şaraba 340 lira vermeniz için yazının başında açıklamaya çalıştığım formüle uymanız gerekir. Tekrar edelim. Bir şişe şaraba verebileceğimiz para nasıl hesaplanıyordu? Formülü hatırlayalım:
Şişe Fiyatı x 12 <= Pehhh, bu nedir ki Türk Lirası…
Detaylı anlatmak gerekirse, 340×12=4.080 TL :) Efenim şimdi bu rakam sizin için önemsiz ise buyurun alıp deneyin. Hatta alırken yanında bir de 2004 ve onda biri fiyatında olandan isteyin. İki kadeh arasındaki farkı bulur ve bana anlatırsanız minnettar kalırım :) Minnettar kalırım zira ben şaraptan çok iyi anlarım diyen nice insana neler ikram ettim ayıla bayıla içtiler :) Hele şişeleri değiştirdiğimde kopan tantanayı görmeniz gerekirdi. Merlot ile Caberneyi ayıramayan şarap üstadları var efenim bu memlekette. Benden ukala olmasınlar bağın nasıl budanacağını bile bilirler. Bakınız aşağıdaki habere, şarapların sahte olduğunu iki yılda ancak ortaya çıkarmışlar. Ne oldu şimdi bunca uzman damağın alameti farikasına :) Peh!

Şarap sahtekarlığını 2 yılda ancak çözmüşler... Efenim? :) Yok, anlamamış kimse :)

Şarap sahtekarlığını 2 yılda ancak çözmüşler... Efenim? :) Yok, anlamamış kimse :)

Beğendiğiniz üzümleri bu şekilde tatmaya devam ederseniz bir süre sonra şahsi şarap keyfiniz ortaya çıkacaktır. Tadımları yakın dostlarla yapmak her zaman daha keyiflidir. Birkaç ufak hatırlatmak yapmak gerek. Ne olursa olsun şişe ortalamanızın üç katını aşmamaya çalışın. Bir dakika! Daha etkili söylemek gerek bunu. Ne olursa olsun şişe ortalamanın üç katısını ASLA ama ASLA aşma! Mümkünse dışarıda şarap içmeyin zira bizimkiler henüz şarap servisini de ticaretini de becerebilmiş değiller. Üç liralık şarabı on beş liraya satmayı marifetten saymaktalar. Evde sürekli şarap bulundurun. Şarap alışverişini topluca yapın, sürekli farklı lezzetler deneyin :) Mühim olan şaraba ne kadar ödediğin değil ne kadar keyifli tükettiğindir. 5-6 liralık Arya sevilen insanlar ile birlikte harikalar yaratabilir. Yine fiyatı bu civarlarda bir Kocabağ Papazkarası hepimizin neşesini yerine getirebilir. Mühim olan sizin keyfinizin yerinde olması efenim :)

Sanırım şarap nasıl alınır konusunda biraz fikir vermiş oldum :) Yakın zamanda sanal âlemde takip edilmesi gereken şarap satış sitelerine de göz atarız.