RENGİN NE ÖNEMİ VAR

closeBu yazıyı 7 yıl 4 ay 27 gün önce yazmışım. Üç aydan daha eski her yazıda kullandığım bir uyarı. Bu yazıya özel bir not olduğunu düşünme. Lakin bahsettiğim lezzetler değişmiş, bağları dolu vurmuş, yeni mahsul sirke olmuş olabilir. Mekan kapanmış, işletme sahibi değişmiş, fiyatlar tavan yapmış da olabilir. Fikirlerimin değişmiş olması, izansızlık dozunun farklılık göstermesi de mümkündür. Hatta destursuz bostana dahi girmiş olabilirim. Velhasıl dün dündür, bugün bugündür :)
Şarap ve Görünümü

Şarap ve Görünümü

Konu şarap olunca detaylar bitmez, detayları dert edenler eksik olmaz. Benim zerre kadar umurumda olmayan renk meselesi hep gündeme gelir. Efenim bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde insanlık şarap yapar içermiş. Teknik imkanların yetersizliği sebebi ile renkleri pek kötü olurmuş. Elbette saygı duyulası devasa şarap dünyamızın sürekli gelişmesinin en büyük nedeni ciddi anlamda ticari bir meta olması. Dolayısı ile fark yaratmak adına, diğerlerinden bir adım öne geçmek maksadı ile denenmedik yöntem, atılmadık takla kalmamıştır. Şarabı soğutup tortuların dibe çökmesini sağlamak, filtrelemek de bu yöntemlerden bazıları. Tahmin edersiniz ki yapılan her işlemin bir maliyet olacaktır. Bu maliyeti şarap fiyatına yansıtmak gerekir. En berrak şarabı ben üretiyorum tantanası ile bir süre satışları parlatabilirsin lakin kimsenin eli mantar toplamaz. Onlar da yapıverir senin yaptığını. Velhasıl şarap dünyası değişmeden, icat çıkarmadan duramaz. Üç beş icat ile bizler de katkımızı eksik etmesek ne iyi olur.

Hadi uzatmayalım geçelim renk meselesine. Hani şu meşhur şarap uzmanları puan verirler ya, hah işte onlar bile renk konusuna çok takılmaz. Yüzde beşlik bir etkisi vardır rengin. Özetle çok dert etmeniz gerekmez. Hayır bir de benim anlamadığım şarabın rengini tarif etsen ne olur yahu. Kimin ne işine yarar yani? Alı al moru mor, zift karası, bal sarısı, röfleli yeşil, seksenlerin meçli saçı misali… Pöff… Hocam sen ne diyorsun yahu? Kardeşim bu memlekette masa örtüsünün rengi koyu diye ceketin kollarını sıvayıp bembeyaz gömleğini fon eyleyen insanlar var. Şaka değil. Bir de bana densiz derler.

Her neyse efenim toparlamak gerekirse. Göz ucu ile şarabın rengine bakmanızda fayda var. Bir süre sonra renklerin nasıl da farklı olduğunu görmeye başlıyorsunuz. Şarabın ihtiyar olduğunu renginden dahi anlayabiliyorsunuz. Lakin bu konuya fazla takılmamanızı öneririm. Elbette rengi ile öne çıkan bazı şaraplar aklınızda kalabilir. Eğer bir şarap sizi rengi ile etkilediyse, kadehteki duruşuna, şişeden süzülüşüne hayran olduysanız bir iki puan vermenizin hiç sakıncası yok. Yakın zamanda içtiğim Kalecik Karası Beyaz rengi ile de beni etkilemişti örneğin. Hatta menekşe moru diyebileceğim rengi ile Fransızların Burgonyasından gelen bir güzelde de aklım kalmıştır. Lakin her iki şarap için de söylenmesi gereken en önemli şey inanılmaz lezzetli oldukları. Gereksiz bir konu için fazla kelime sarf ettim, senin de vaktini çaldım. Şarap tadımı konusuna devam edeceğiz efenim. Ben bir iki kadeh daha içip sızmayı planlıyorum :) Afiyetle…