TULUM PEYNİRİ

closeBu yazıyı 3 yıl 5 ay 13 gün önce yazmışım. Üç aydan daha eski her yazıda kullandığım bir uyarı. Bu yazıya özel bir not olduğunu düşünme. Lakin bahsettiğim lezzetler değişmiş, bağları dolu vurmuş, yeni mahsul sirke olmuş olabilir. Mekan kapanmış, işletme sahibi değişmiş, fiyatlar tavan yapmış da olabilir. Fikirlerimin değişmiş olması, izansızlık dozunun farklılık göstermesi de mümkündür. Hatta destursuz bostana dahi girmiş olabilirim. Velhasıl dün dündür, bugün bugündür :)
Tulum peyniri küflenme başlamış...

Tulum peyniri küflenme başlamış...

Şaraba da meze olur rakıya da, kahvaltı dâhil günün her saati itina ile tüketilebilir :) Hele bu peynirden Mevlana adı verilen bir nefaset yapılır ki evlere şenlik, damağa bayram durumu yaratır. Rokfor, bak rokfor dediğimde ne olduğunu hiç merak etmedin. Rokforu bilip sevenler arasında bizim küflü tulum peynirimizi bilmeyenler varsa şu tarafa alalım. Durun siz orada :) tuluma koyup mağaraya indireceğiz sizi :) Ne diyordum? Rokfor sevenler bu peynirin her türlü marifetine bayılacaklardır. Elbette her damak bu lezzeti kaldıramayabilir. Bazıları Rokfor sevmez bazıları Kars Gravyer yemez lakin iş Tulum Peynirine gelince durum biraz değişir. Bunun da merhaleleri vardır :) Şimdi benim gibi çocukluğunuz Konya’da geçmişse anneniz Karamanlıysa küften yemyeşil olmuş hatta yörenin değimi ile “göğermiş gök piynir” hayali kurar durursunuz. Hayalini kurarsınız diyorum zira artık İstanbul’dasınızdır ve istediğiniz gibi Tulum Peyniri bulmak marifet ister. Konya ziyaretlerini eksik etmeyen eş dost unutmaz getirirse bayram edersiniz. Memleketin türlü bölgelerinde envai çeşidi yapılmakta tulum peynirinin, hepsinde ortak olan nokta ise peynirin bir tulum içerisinde olması ve bazılarında eser miktarda küflenmesi. Bazılarında diyorum zira benim makbul saydıklarımda küflenmemiş alan eser miktarda olmalı. İşte bu küfü görüp peynire hamle edenler lezzeti daha önce tadanlardır :) uzak durup nasıl yenilir ki bu diye düşünenler henüz Rokfor denen meretten daha âlâ lezzete sahip bu yurdum nimetinden habersizdir. Hoş bu peyniri tatmadan neler kaçırdığınızı anlayamazsınız. Ne yazık ki bu lezzetlere ulaşmak pek kolay değil. Rokfor, gouda maasdam, edam, permasan, Fransız brie veya Societe rokforu memleketin her marketinde görülebilmekte. Migrostan tut köşe başındaki bakkala kadar rokfor veya permesan bulamamanız büyük ayıp. Nasıl yani! Parmesan yok mu? Yok olurlar umarım :) Tamam, itiraf ediyorum ben de severim ve alırım ama bir düşünsenize elin peyniri onca yoldan memlekete geliyor ve kapış kapış satılıyor. Bizlerde tasarruf edelim diye suyu az kullanalım elektriği boşa harcamayalım, dünya çocuklarımıza miras kalacak safsatasını sürdürüyoruz. Bir rokfor buraya gelirken sebep olduğu hava kirliliğini düşünen yok! Nasıl bağladım ama durumu :) Her neyse efenim bunca serzenişin asıl sebebi istediğim peyniri bulamıyorum olmam. Çengelköy’de ikamet ediyor olmamın avantajlarından biri de Peynirci Mehmet. Tulum peyniri ve sınırlı sayıda da olsa memleket peynirlerini bulunduruyor. Eser miktarda küflenmiş Divle Tulumu bulmak mümkün. Daha başka lezzetlerde var elbette ama konumuz Tulum Peyniri dağılmayalım. Bir başka güzel mekân ise Namlı Pastırmacısı, burada da Kargı Tulumu bulabilirsiniz. Şimdi saymadan olmaz, Nezih Market en çok yerel peyniri bulunduran yegâne mekânlardan. Uzun zamandır uğramadım lakin son uğradığımda ziyadesi ile cüzdanım hafiflemişti. Adını sayamayacağım içinde kaybolduğum türlü çeşit memleket peynirlerini karşımda görünce tabiri caizse maymuna dönmüş hepsinden eser miktarlarda almıştım. Bir hafta evde sabah akşam peynir yenilmiş lakin eve çağırılan arkadaşların yardımı ile sonu getirilebilmişti. Bu arada yurdum peynirleri bizim beyaz şaraplar ile nefis gidiyor. Sultaniye olsun Emir olsun efenim Narince olsun Misket olsun sevine sevine eşlik ediyorlar. Dağıttık değil mi konuyu yine :) Tulum Peyniri! Sevelim, sevdirelim her şarküteriye soralım.