CORVUS RARUM VE ETÇİİ DRY AGED T-BONE STEAK

closeBu yazıyı 10 yıl 6 ay 9 gün önce yazmışım. Üç aydan daha eski her yazıda kullandığım bir uyarı. Bu yazıya özel bir not olduğunu düşünme. Lakin bahsettiğim lezzetler değişmiş, bağları dolu vurmuş, yeni mahsul sirke olmuş olabilir. Mekan kapanmış, işletme sahibi değişmiş, fiyatlar tavan yapmış da olabilir. Fikirlerimin değişmiş olması, izansızlık dozunun farklılık göstermesi de mümkündür. Hatta destursuz bostana dahi girmiş olabilirim. Velhasıl dün dündür, bugün bugündür :)

Şimdi bu başlığı yazdım yazmasına ama için rahat etti mi diye bir sor. Sorduğunu varsayarak cevap veriyorum. Hiç rahat etmedi… Peki, tekrar düşünelim. Corvus Türk şarapçılığına yeni bir renk getiren güzide bir şarap markası. Latince. Rarum da keza Latince ve ender bulunan anlamına geliyor. Ben tutup bu markayı ve ürünü Türkçe yazamayacağıma göre elden gelen bir şey yok. Deneyelim mi? Haydi bakalım, başlığımızı markalara bile müdahale ederek Türkçe yazıyorum: Karga Ender ve Etçi Kuru Dinlendirilmiş T Kemikli Külbastı

Tamam, kabul abarttım, Corvus Rarum ve Etçii Kuru Dinlendirilmiş T Kemikli Biftek
Hayranı olduğum şarapların markasına laf etmek haddimize mi :) İyi ki varsın Corvus.
Hemen belirtelim, Etçii’nin kendine uygun gördüğü isim tam olarak şöyle “Etçii Steak House

Duramadım konuyu dağıttım yine, uzun zamandır yazmamıştım. Rutin akşam yürüyüşüm de yenilenmiş Macro Center’a uğramayı ihmal etmedim. Yakın zamanda tadilata girmişti. Pek güzel bir şekilde yenilemişler. Sadece dekor değil ürünlerde değişiklik göstermiş. Güzel purolar ve yep yeni şaraplar eklenmiş. Peynir ve et mamulleri de unutulmamış. Kaliteli şarabı kolay bulamamaktan yakınan ve beyaz Türk olarak anılan yurttaşlarımız için şahane bir uğrak yeri haline gelmiş. Bana etkisi sadece zaman kaybı, bakıp göz gezdirmeden duramıyorum bu şaraplara. Sürekli “Hayır, hayır” diyerek daha makul fiyatlı şarapların yer aldığı raflara yöneliyorum. Yeni yılın gelişini kutlarken tat alamaz hale gelene kadar içtiğimiz şaraplardan sonra bir hafta şarap içmedim. Takip eden günlerde de ya şarap güzel yemek kötü oldu yada tam tersi. Akşamüstü niyetlenmiştim zaten, güzel bir yemek ve şarap ile yalnız akşamımı keyifle geçirmeye. Risk almak istemedim, bildik bir şarap tercih ederek daha fazla gözüm dönmeden yenilenmiş reyondan çıktım. Şaraba karar verince gerisi daha kolay gelişiyor. Genellikle yemeğe göre şarap seçmek adettendir ama şahsi görüşüm bu yönde değil :)

Rarum ile et yemekleri nefis olur. Et reyonunda bir yenilik daha dikkatimi çekiyor. Etçii markalı ürünler. Kuru dinlendirme yöntemi ile güzel etler sunuyorlar. Dükkan İstanbul’un kısıtlı satışlarından sonra markette bu tür ürünler görmek sevindirici. Arada anlatmak gerekir mi acaba, nedir bu kuru dinlendirme? Efenim, bildiğiniz gibi etin çok tazesi makbul değil, bekletmenin dinlendirmenin lezzeti arttırdığı doğrudur fakat nemden dolayı bu süreyi uzatmak pek mümkün olmuyor. Tam bu noktada devreye kuru dinlendirme yöntemi giriyor. Nem oranı düşürülen etler, buzdolabında 18–30 gün arasında dinlendiriliyor… … …

Üç tane, üç nokta ne işe yarar demeyin :) Evdeyim ve yemeğimi yemiş, birazcık peynirle şarabımı içmeye devam eder durumdayım. Üç noktaları peş peşe dizdiğimde Çengelköy iskelesine yanaşmıştık bile. Benim toparlanıp inmemde her zamanki gibi uzun sürdü ve en son inan insan oldum :) Çımacılar gülümseyerek selam vermeyi de ihmal etmedi. Sanırım keyifleri yerinde zira arada bir suratıma bile bakmazlar :)

Etçii eşe dosta tavsiye olunur, Dükkan İstanbul‘a göre daha ucuz ve daha lezzetli. Özellikle Rump Steak şiddetle tavsiye olunur, henüz tatmadım ama tavsiye ediyorum. Dayanamadım aldım attım dolaba. Yarın spordan sonra yaparım diye düşünmekteyim. Az pişmiş bifteğimi inanılmaz bir hız ile mideye indirdim :) Rarum yeterince havalandırıldı ve çoktan yarıdan fazlası içildi bile. Yoğun şekilde taze meyve, böğürtlen, kiraz lezzetleri hissediyoruz, kalıcı bir tadı var. Gövdeli diyorlar efenim bu tür şaraplara :) Kayra Şarap Akademisine bir kaç sefer daha gideyim bak nasıl ukalalık ediyorum, sen o zaman gör :) Değme şarap eline su dökemez kanımca. Corvusun bu şarabı asla yanıltmayan türlerden zaten Kuntra ve Karalahna ile tanıştığımdan beri sağda solda övgüler yağdırmayı eksik etmiyorum. Sofradan yabancı uyruklu arkadaşlar varsa inatla tercih ettiğim üzümlerden oldular bile. Merlot ve Pinot Noir bilindik ve üstüne çok konuşulan, her nedense Fransa’da İtalya’da veya Napa’da egzotik isimlere sahip bir mekânda içileni unutulamayan şaraplar. Dolayısı ile şarap sohbeti uzuyor sofrada, belki de bu yüzden seviyorum Türk şaraplarını. Öküzgözü, Boğazkere diyince bizde ona benzer şunlar var diye başlıyorlar anlatmaya zira en çok bilinen Türk üzümleri bunlar. Ben yeni tatlar denesinler vay vay vay desinler istiyorum :) Mümkünse şu üzümlerden mamul şarapları seçiyorum: Kuntra (Karasakız), Karalahna, Vasilaki, Çavuş Üzümü, Bornova Misketi, Emir, Ada Karası, Çal Karası, Papazkarası hehe he :) Nolduuuu kal geldi dimi :) Keşke piyasada şu üzümlerin şarapları da olsa: Dökülgen, Hasandede, Beylerce, Horoz Karası… Kahvenin yanına illaki Küp Vişne veya Mahlep. İtiraf ediyorum, memleketin şaraplarının en güzeli olduğunu iddia etmek, şarabın bu topraklarda doğduğunu savunmakta ayrı bir zevk alıyorum. Yanıldığımı ispat bile etseler umurumda olmaz… İlk şarap bu topraklarda yapıldı ve bütün üzümlerin ataları buralardan çıktı :) Türkler yaptı demiyorum :)