ETİKETLER

İLGİLİ YAZILAR

PAYLAŞ!

KURU FASULYE VE ŞARAP

closeBu yazıyı 10 yıl 30 gün önce yazmışım. Üç aydan daha eski her yazıda kullandığım bir uyarı. Bu yazıya özel bir not olduğunu düşünme. Lakin bahsettiğim lezzetler değişmiş, bağları dolu vurmuş, yeni mahsul sirke olmuş olabilir. Mekan kapanmış, işletme sahibi değişmiş, fiyatlar tavan yapmış da olabilir. Fikirlerimin değişmiş olması, izansızlık dozunun farklılık göstermesi de mümkündür. Hatta destursuz bostana dahi girmiş olabilirim. Velhasıl dün dündür, bugün bugündür :)
Kuru Fasulye ve Şarap

Kuru Fasulye ve Şarap

Ne? Ne var? Kal geldi dimi. Bak peşinen anlaşalım. Amacım içini dışına çıkarmak veya seni şaraptan tiksindirmek değil :) Bazı yaklaşımları bu şekilde gıdıklayıp hatta tekmeleyip bir takım şaşkolazlara: “Haaaaaa…” dedirtmek. Üstelik doğru kuru fasulye ile doğru şarabı eşleştirirsen gayet latif oluyor. Bak ciddiyim. Yakın zamanda pek sevgili bir hocam elektrikli e-posta göndermiş bana. Başlık şöyle: “Be adam, kuru fasulye ile şarap mı içilir?”
Kızdım tabi, kızmak ne demek monitöre kafa attım :) şaka yahu… Bastım kahkahayı. Altından girdim üstünden çıktım bu nevi şahsına münhasır güzel insanı ikna ettim. Neye mi? Elbette kuru fasulye ile şarap içmeye. Nasıl ter döküğümü ne şirinlikler ettiğimi bir ben biliyorum desem yeridir :) Fotoğraf çekmeme izin vermedi. Vereydi ki ibreti âlem olarak şuraya ekleyeydim :) Afiyetle yedi içti afiyetle. Müsaadesini aldım, istediğin gibi yaz ama beni de çok göze sokma dedi. Bu yazıyı yayınlamadan onayını da aldım. Fotoğraf ne demek aslında kameraya almak lazımdı. Ekmek ile tabağı sıyırıp kocaman yudumlar ile Boğazkere üzümünden mamul şarapları yuvarlarken görmeniz gerekirdi.

Efenim özetle, yemesini bilene işkembe bile meze olur. Boğazkereye maço şarabı diyenlere bir sözüm yok. Siz öksürük şuruplarını içmeye devam edin lakin beni maço kategorisine sokmayın diyor ve ekliyorum. Mümkünse uzak durun kardeşim hadi…

Ne demiştik, kuru fasulye ve şarap… Efenim şimdi hepiniz aklına bildiğimiz tencere yemeği, bol sulu soğanlı bir kuru fasulye gelmiş olabilir ama benim bahsettiğim başka. Şimdi her mutfağın lezzetleri bize yirmi dakika bilemedin kırk dakika uzakta. Aç telefonu ver siparişi eve gelsin. Bizce Kuru adında bir mekân var. Her yerde var bu adamlar. Susuz, bol tereyağlı ve bol etli kuru yapıyorlar. Yanında güzel Vakfıkebir ekmeği ile servis ediyorlar. İste bir tane gelsin evine, yanına aç bir Boğazkere bak nasıl gidiyor. Lahmacun ile şarap içmem diyenler tekrar düşünsün… Güzel insan, canım kardeşim yıllardır afiyetle tükettiğin lezzetlere neden arkanı dönüyorsun. Hoş sende haklısın, memleketin en güzide mekânları Avrupa mutfağının etkisi altında. Sanki Avrupa mutfağı çok matahmış gibi gözüme sokuyorlar bu yemekleri. Güzel şarap içeyim yemek yiyeyim dersin, ayda yılda bir paraya kıyarsın keyifle gider oturursun… Somon tartar wasabi soya sosu ile başlangıç önerirler, yok istemem dersen mandalinalı bilmem ne üzerine kaz ciğeri derler, üstelikte turunçgil sosları ile servis ederlermiş… Tamam dersin başlangıcı geçelim, türlü carpacciolar, ıspanaklı totelliniler, risottolar, gongonzola, porcini soslar, pesto soslar bak sayarken içim sıkıldı. Yahu ben memleketin en iyi ve bana göre pek pahalı bir mekândayım. Sizin bütçenizi bilemem ama yılda ya bir kere gidebilir ya da iki kere. Daha fazlası beni aşar… Bu ne yahu, tamam şarap kavınız uzanın kavını aratmaz ama bizim mutfaktan da örnekler olsa gönlümce yesem içsem. Yok mu? diyeceksin, evet var ama arzu ettiğim gibi değil. İtalyanın bilmem ne bölgesinde yetişen, bilmem ne köyünde yapılan tarifini almış gelmiş mutfağına ve dahi menüne sokmuşsun servis ediyorsun pek güzel ama bu çabayı bizim mutfak için de göstersen ne olur. Ne olur ben sana söyleyeyim: Âlâ olur, pek güzel olur, gayet latif olur :)

Hepsinde aynı lezzetler, zeytinyağlılar, bir iki sarma dolma, patlıcan beğendi eksik olmaz, hakkı verilmeden yapılmış firik pilavı da unutulmaz. Bu mu şimdi bizim mutfak. Neyse ki bu farklı lezzetleri gün yüzüne çıkartan mekânlar da var. Kadıköy’de Çiya Sofrası ama şarap yok. Edirnekapıda Asithane, şarap dahi bulunur… Henüz gitmemiş varsa koşarak gitsin. Risotto soslu bilmem neyli makarna yerine, cevizli tulum peynirli erişte yanında şarap içsin bak nasıl güzel oluyor. Bizim şarap severlerde kendi mutfağını bıraksın elin türüf mantarı peşinde koşsun, dünyanın parasını versin minicik rendeler ile yemeğe lezzet versin. Bakınız bunlar olmasın demiyorum, hepsi keyifle yediğim lezzetler ama bu kadar para bu kadar emek, bu çabalar neden kendi mutfağımıza harcanmıyor. Türüf mantarı fizanda olsa alın getirin, risotto kaf dağında olsa bulun getirin, rokforun alası bizde olsun, parmesan masadan eksik olmasın… Yemeğin üstüne tatlı olarak Böğürtlenli Crème brulee verelim yanına memleketin şaraplarından birini açalım… Bilmem derdimi anlatabildim mi? En basitinden peynirler, bizim kaç çeşit peynirimiz var hiç düşündün mü? Mantarlar, memlekette yenilebilir ne mantarlar var biliyor musun? Bak dayanamayacağım birkaç örnek vereyim mantar için;
Kanlıca mantarı, melki mantarı da denir buna,
Dede Sakalı,
Kuzu Göbeği,
Karakız,
Posteki, saymakla bitmez. Mesela Kanlıca mantarını bazı semt pazarlarında bulabilirsiniz, kuzugöbeğini de… Postekiyi bir diğer adı ile mürekkep mantarını bulmak zordur ama lezzetlidir… Dağıttık yine konuyu, hemen dönelim. Memleketin eşsiz ve ziyadesi ile pahalı mekânları türüfe verdikleri paranın onda biri ile bu mantarları menülerine alabilirler benim gibi meraklıları da köy muhtarlarını ikide bir taciz edip mantar istemez böylece :) Tamam tamam, asıl konuya dönüyoruz. Kuru fasulye ile şarap! Kaymaklı ekmek kadayıfı ile şarap! Kaymaklı ekmek kadayıfı yanında şarap servis ediyor olmasından dolayı Topaz benim favorilerim arasındadır. Takdir ile karşıladığım bir istisna olarak kenara ayırdığım güzide adreslerdendir.

Son cümleler, Kuru fasulye ile şarap eşleşir mi?
Hem de nasıl canım benim, hem de nasıl :) Kör göze parmak…