CH D’ESCLANS WHISPERING ANGEL 2009

closeBu yazıyı 8 yıl 7 ay 19 gün önce yazmışım. Üç aydan daha eski her yazıda kullandığım bir uyarı. Bu yazıya özel bir not olduğunu düşünme. Lakin bahsettiğim lezzetler değişmiş, bağları dolu vurmuş, yeni mahsul sirke olmuş olabilir. Mekan kapanmış, işletme sahibi değişmiş, fiyatlar tavan yapmış da olabilir. Fikirlerimin değişmiş olması, izansızlık dozunun farklılık göstermesi de mümkündür. Hatta destursuz bostana dahi girmiş olabilirim. Velhasıl dün dündür, bugün bugündür :)
CH D'esclans Whispering Angel 2009

CH D'esclans Whispering Angel 2009

Sunum şahane. Şişesi, etiketi, tasarımı, arka etiketteki iddialı sözleri ile sirke koysan satar yani :) Sorun şu ki bu kadar para etmez. Beğendik mi? Ben beğenemedim. Arkadaşlar sevdiler. Sanal âlemde daha önce araştırmış ve “Bu yaz çok pembe tükettik bir de memlekete dışarıdan gelenlere bakalım” demiş, Whispering Angel şişesini gözüme kestirmiştim. Şarap sever dostlar ile bir araya gelip bol şarap tükettiğimiz bir akşam sofraya konuk olan ilk şarabımız oldu kendisi. Arkasından daha ne güzeller geldi lakin son birkaç şişeyi hatırlamayacak kadar içmiştim. Bunlar hakkında atıp tutamayacağım :) Fakat Whisperin Angel hakkında biraz sallamak gerek. Efenim öncelikle renk süper. Ama genel geçer değerlendirmelerde dahi yüzde beşlik bir etkiye sahip olan renk meselesinin benim nazarımda zerre kadar değeri bulunmuyor. Kadehte güzel durdu o ayrı :) Şişeyi şöyle bir inceledim nasıl bir harman olduğu hakkında bilgiye rastlamadım. Şarabı memlekete getiren firmanın sitesinden öğrendiğim kadarı ile beş üzümün harmanlandığı bir nimetmiş kendisi. Grenache, Rolle, Cinsault, Shiraz, Mourvedre harmanı ile imal edilmiş. Şimdi benim damak Türk üreticilerine emanet edildiği için ben bu tür ince ayrımları yakalayamıyorum. Zaten Rolle adını ilk kez duymuşum, Mourvedre tanıdık gelmiş ama çıkartamamışım. Grenache dersen tek bildiğim DLC serisindeki Grenache, Cinsault dediğin bizim Trakyalıların tabiri ile Şensu daha tanıdık gelmesi için bakınız Angora diyorum :) Şiraz zaten bildiğimiz Şiraz. Ama benim damağın endazesi kaçmış diyelim. Ne Grenache ses verdi, ne Şiraz ben buradayım dedi ne de bizim Şensu selam etti. Meleklerin fısıltısından zaten eser yok efenim :) Bildiğin Pembe Şarap işte :) Ödüllere doyamamış kendisi. Nereye baksam fanatikleri bulunuyor. Gel gelelim bana uymadı bu. Bir taraftan da seviniyorum zira bizim memlekette bundan daha güzel pembeler var. Pembe sezonunu kapatmak üzereyken hemen bilgi vereyim. Bu yaz tatmadık pembe bırakmadık. Sonunda âleme nam salmış fısıldanan melekleri de konuk ettik. Benden size tavsiye Turasanın ve Pamukkalenin adabı ile fiyatlandırılmış pembeleri dururken başkasına prim vermeyin. Bir şişe fısıldama vaadi veren meleğe vereceğiniz para ile bir kasa Turasan pembe alırsınız. Bırak fısıldamayı damağınızda dans ederek keyfinize keyif katar. Pamukkale alsanız o da geri kalmaz davul bile çalar. Bizim üreticilerden biri Böğüren Melaike adına bir pembe yapsa şahane olur yahu :) Pardon, size de detay veremedim şarap hakkında. Şimdi efenim ön damağın sağ kenarında hafif yalpalıyor. Bitişi lastik gibi uzuyor. Kokusu desen miski amber mübarek :) Cahillik başa bela efenim. Onca şarap içip halen şu jargona hâkim olamıyorum ya vay bana vaylar bana. İlerleyen günlerde damağımızın neresi ile ne tadı almalıyız iyi şarabı ayırt edememek gibi bir günahı nasıl işlememeliyiz konusunda detaylı bilgiler vereceğim. Grafikler ve çizimler ile izah edeceğim ki daha çok eğlenelim :)

CH D'esclans Whispering Angel 2009

CH D'esclans Whispering Angel 2009