PEMBE ŞARAP DELİKANLIYI BOZAR MI?

closeBu yazıyı 8 yıl 4 ay 22 gün önce yazmışım. Üç aydan daha eski her yazıda kullandığım bir uyarı. Bu yazıya özel bir not olduğunu düşünme. Lakin bahsettiğim lezzetler değişmiş, bağları dolu vurmuş, yeni mahsul sirke olmuş olabilir. Mekan kapanmış, işletme sahibi değişmiş, fiyatlar tavan yapmış da olabilir. Fikirlerimin değişmiş olması, izansızlık dozunun farklılık göstermesi de mümkündür. Hatta destursuz bostana dahi girmiş olabilirim. Velhasıl dün dündür, bugün bugündür :)
Pembe Şarap Delikanlıyı Bozar mı?

Pembe Şarap Delikanlıyı Bozar mı?

Çok içerse siyah şarap bile bozar :)  Bu aralar çok sorulur oldu pembeler. Üstelik bizim üzümlerden de nefis pembe şaraplar yapılıyor. Kadehte duruşları hoştur pembelerin. Eşinizle birlikte minik kutlamalarda veya daha renkli akşamlarda tercih edebilirsiniz. Şayet şampanya tercih etme şansım yoksa ben önce pembe ile başlamak isterim. Kimse pembe şaraba buz attım diye çığlık atmayacaktır. Beyaz mı yoksa kırmızı mı sorunsalına noktayı koyacaktır. Balık yemem ızgara köfte isterim diyen yemek arkadaşınızla aranızda bir yakınlık kuracaktır. Üstelik masada benim gibi içen iki kişi yoksa bir beyaz bir kırmızı açtırmaktansa bir şişe pembe şarap sipariş etmeniz makul olacaktır. Bizim memleket şartlarında öğle yemeğinde değilseniz kadeh ile şarap içmekten uzak durmanızı tavsiye ederim. İstisnai mekânlar dışında şarap servisi ve satışı konusunda vahim durumda işletmecilerimiz. Azimli olanlar ileride bu işi de hakkı ile yapacaklardır. Canı gönülden inanıyorum. Merak etme başka bir konuya geçmiyoruz. Pembe şaraba devam ediyoruz. Dünyayı bir kenara bırakıp bizim ülkedeki duruma bakmak gerek. Avrupalı nasıl içer neyle içer, diğeri nasıl muamele eder beni pek ilgilendirmiyor. Seni de ilgilendirmemesini tercih ederim. Emin ol bizim nefis pembe şaraplarımız var. Üstelik pembeler ile atıştırılacak o kadar çok mezemiz var ki şaşar kalırsın. Sadece mezelerle mi, kuzu etlerimizle veya süt danalar ile akşam yemeklerinde bile boy gösterebilirler. Yabancı şaraplara prim verme! Kendi şarabını kendi yemeklerinle tüket. Şayet dünyadaki şarap severlerin özelliklerine imrenip bazılarını taklit etmek istiyorsan taklit etmeni önereceğim tek özellikleri bu olacaktır. Üzümüne sahip çık. Devam edelim pembelere. Bizim pembeler diyince markalara dokunmadan üzümleri saymayı uygun görüyorum. Gelelim pembe şarabı evla olan latif üzümlerimize. Mesela Çalkarası, hazzetmediğim bir üretici harikalar yarattı bununla. Nefis pembeler çıkıyor Çalkarası’ndan. Güzel harmanlarda işe yarayan Karasakız var, Kalecik Karamız sadece kırmızıda değil pembelerde de hayranlık uyandırıyor. Adakarası’ndan pembe yapan fakat alınmaması gereken bir fiyata satan üreticimizi de unutmamak gerek. Öküzgözünden imal edilmiş pembelerimizi de es geçmeyelim. Hatta bazı yabancı üzümlerle eser miktarda harmanlanan Narince’miz bile pembelere ayrı bir zarafet katmakta. Pembeler yaz şarabı olarak tanıtılır ama siz kulak asmayın bunlara. Genç şarap severlere, çocuk yaştaki meraklılara ikram edin. Bira içeceğine kış günü pembe şarap içsin genç arkadaşlarımız. Küçük çaplı kutlamalarda, davetlerde yaz kış demeden ikram edin eşe dosta. Fazla bekletmeyin, soğuk bir ortamda muhafaza edin. Rengi kahverengimsi görünen pembelerden uzak durun zira yaşlanmış yorgun bir pembe ile karşı karşıya olabilirsiniz. Memleketin tekellerinde veya büfelerinde sergilenen pembelerden de uzak durun. Günlerce güneşin altında durmaktan kendinden geçmiş bir pembe ile sohbetin tadı çıkmayacaktır. Efenim özetle pembe delikanlıyı bozmaz zarif içimli şaraplardır. Her yemeğe uyum sağlarlar. Bu aralar bizim üreticilerin sözleşmiş gibi piyasa blush olarak anılan pembeler çıkartmasına sakın kanmayın. Yerli malı yurdun malı diyoruz, üzümümüze sahip çıkalım diyoruz ama bizim gibilerin değerini bilmeyen üreticiler arsızlığa devam ediyor. Sanırım bizim pembeler dünyadaki nadir örneklerden zira rengine aldanıp yumuşak bir yudum alacağınızı düşünürken hüsrana uğrayabilirsiniz. Bizim pembeler güzel mi? Güzel lakin pek azı güzel. Dolayısı ile pembe konusunda makul rakamlı ithalleri de denemenizi öneririm. Farkındayım bana yakışmıyor bu öneri fakat bazı gerçekleri de göz ardı etmemek gerek. Yoksa bizim şaraplar Doğan gibi Şahin gibi hatta Toros gibi devam eder gider. Memlekete uygun fiyata gelen Toyotalar, Hondalar varken İspanyol güzeller cirit atarken kim biner Serçeye! Üzümümüze sahip çıkalım, bizim üzümlerden ürettiği şarabı yine bize bulunmaz hint kumaşı fiyatına satmaya kalkan üreticilere prim vermeyelim. Raflarda yan yana duran şarapları şöyle bir süzelim. Elin üzümünü bizim bağlarda üretip dünyanın bir ucundan gelen orijinalinden pahalıya satan yerli üreticinin kulağını çekelim. Al sana küpe :)