SMYRNA PASSITO 2009

closeBu yazıyı 8 yıl 5 ay 13 gün önce yazmışım. Üç aydan daha eski her yazıda kullandığım bir uyarı. Bu yazıya özel bir not olduğunu düşünme. Lakin bahsettiğim lezzetler değişmiş, bağları dolu vurmuş, yeni mahsul sirke olmuş olabilir. Mekan kapanmış, işletme sahibi değişmiş, fiyatlar tavan yapmış da olabilir. Fikirlerimin değişmiş olması, izansızlık dozunun farklılık göstermesi de mümkündür. Hatta destursuz bostana dahi girmiş olabilirim. Velhasıl dün dündür, bugün bugündür :)
Smyrna Passito 2009

Smyrna Passito 2009

Özenti şarap üreticiliğimizin yeni bir örneği daha raflarda yerini almış. Şişenin üzerinde yazmıyor ama duyduğum kadarı ile Bornova Misketlerinden imal edilmiş. Şişenin üzerinde daha önemli bir bilgi var. Etiket tasarımının nereden esinlendiğini beyan ediyor. Ah benim üreticim diyorum. İdol Şarapçılıkta neler olduğu meçhul. Merak ile bekliyorum, bakalım nasıl gelişmeler olacak. Dönelim şarabımıza. Neyse ki memleketin bir diğer Passitosunun yanında fiyatı masum kalıyor da fazla laf edemiyorum. Hemen belirtmek gerek Online Mahzen sayesinde tatmış bulunuyorum yoksa tatlı şarap için böyle bir rakam ödemeyi düşünmezdim. Düşünmezdim diyorum zira meret pek başarılı. Hani ben tavsiye etmiş olmayayım ama arada bir alınabilir. Arada bir dememin de sebebi var elbette. Ellilik bir şişede sunuluyor ve otuz lira karşılığında alabiliyorsunuz. Daha önce Corvus Passito almış ve bunu yeni tatmış birinin yüzünü görmek isterdim. Emin olun biraz bozulacaktır. Henüz tatmadıysanız denemekte fayda var. Smyrna hem güzel bir Passito örneği hem de dışarıdan gelen örneklerinden makul rakamlara temin edebiliyoruz. Böylece İtalyanların meşhur Passitosu bizim memlekette yorumlanınca nasıl oluyor, nedir bu Passito gibi sorularınız varsa aydınlanmış olursunuz. Şarap sevmem diyen dostlar ile içilmesi yerinde olur. Bu şaraptaki bal kokusunu almamak için burunsuz olmak gerek. Hatta bal meraklısı biri çiçek balı diyecektir. Nedir bu Passito diyorsan hemen izah edeyim. İtalyanlar hasat edilmiş üzümlerin kurutulduktan sonra işlenmesi ile ortaya çıkan şaraplara Passito diyor. Bu sayede şeker oranı yükseliyor ve lezzetler yoğunlaşıyor. İtalyanlar kurutma aşamasında üzümleri hasırlarda misafir ediyormuş. Bazı farklı uygulamalarda var elbette. 

“Globalleşme dediğin de… Bu cümle biraz uzun olacak :) Globalleşme dediğin de adını Portekiz sömürgesi olan ve Afrika yakınlarındaki bir adadan alan Madeira şarabının, Amerikalı bir firmanın satın aldığı yerel alkol tekelince Türkiye’de üretilmesidir.” 

Gelelim şarap dünyasının gerçeklerine. Şarap dünyasında el üstünde tutulan pek çok lezzet tamamen tesadüfen veya yokluktan ortaya çıkmıştır. Yeri gelmiştir hasat zamanında yapılamamış ve geç hasat şarapları icat olmuştur. Geç hasat şaraplarına güzel bir örnek bizim Pamukkale’nin Zarif Sultaniye’sidir. Üstelik şimdi bu güzele eser miktarda Misket Üzümleri de eklemişler ki sorma gitsin, nefis olmuş. Tesadüfler, zorunluluklar dedik ama buna takıntı, cingözlülük, iş bilirlik ve merakı da eklemek gerek. Dini ayinlerde kullanılan nice tatlı şarap geleneksel üreticilerin başarı ile pazarladığı ürünlere dönüşmüştür. Elbette keşişlerin şarap dünyasına katkıları küçümsenemez. Bazı üzümler ile delicesine uğraşıp sonunda bu üzümlerden güzel lezzetler elde eden ve bu sayede söz konusu üzümün yok olup gitmesini engelleyen takıntılıları da unutmamak gerek. Gemilerle taşınan şarap fıçılarının güneşte kalması sebebi ile şarabın hoş tatlara kavuşması gibi örnekler de var. Evet, evet Madeira! Globalleşme dediğin de… Bu cümle biraz uzun olacak :) Globalleşme dediğin de adını Portekiz sömürgesi olan ve Afrika yakınlarındaki bir adadan alan Madeira şarabının, Amerikalı bir firmanın satın aldığı yerel alkol tekelince Türkiye’de üretilmesidir. Cingöz Portekizlilerin İngiltere’ye gönderdiği şarapların bozulmasını önlemek amacı ile şaraba ekledikleri brandy sayesinde ortaya çıkan Porto şarapları da bir başka konu. 

“Umarım yakın zamanda bizim üreticilerden biri tesadüfen farklı bir lezzet yakalar.” 

Efenim toparlamak gerekirse bizim üreticilerden ne bekliyoruz? Daha çok merak, meraklı turşucu misali :) Daha çok yerli üzüm, daha çok yerli üretim tekniği, daha çok geçmişi araştırmak. Ne kadar şarap sınıfına girdiği tartışmaya açık olsa da Küp Vişne bizim memleketin icadıdır. Yine bir Mahlep Şarabı dünyanın hiçbir yerinde üretilmez. Umarım yakın zamanda bizim üreticilerden biri tesadüfen farklı bir lezzet yakalar. Bu lezzeti cingözün biri keşfeder. Başka bir iş bilir gelir güzelce şişeler. Bu yakalamış, bu tutmuş, bu yemiş, bu da içmiş olur :)