ELEKTRİKLİ IZGARA

closeBu yazıyı 8 yıl 1 ay 9 gün önce yazmışım. Üç aydan daha eski her yazıda kullandığım bir uyarı. Bu yazıya özel bir not olduğunu düşünme. Lakin bahsettiğim lezzetler değişmiş, bağları dolu vurmuş, yeni mahsul sirke olmuş olabilir. Mekan kapanmış, işletme sahibi değişmiş, fiyatlar tavan yapmış da olabilir. Fikirlerimin değişmiş olması, izansızlık dozunun farklılık göstermesi de mümkündür. Hatta destursuz bostana dahi girmiş olabilirim. Velhasıl dün dündür, bugün bugündür :)
Elektrikli Izgara

Elektrikli Izgara

Ne oldu? Şarap sitesi diye geldin elektrikli ızgaracı mı çıktı. Efenim şimdi bu elektrikli ızgaranın hususiyetleri var. Bir kere bölgesi çok önemli, kendine has bir mikro kliması var. Şaka yahu tamam kısa kesiyorum. Aslında bitişi uzun, yuvarlak tanenli nefis bir ızgara diye giriş yapma niyetim vardı ama bu ara sitenin ziyaret oranları epey yükseldi. Dolayısı ile yeni müdavimler kaçmasın diye az densizlik ediyorum. Deli midir nedir bu adam demesinler sonra :) Konumuza dönelim. Her yıl bir iki tane alırım bu ızgaralardan. Bugün de bir tane alınca fırsattır dedim fotoğrafını çektim. Bugüne kadar çekememiştim zira kullanmakta olduklarım tabiri caizse leş gibi. Ben de işte bu nedenle sürekli yeniliyorum. Kirletmek kolay lakin temizlemek pek zor oluyor. Yılların verdiği tecrübe ile alüminyum folyo diyorum. Tamam, farkındayım “TAHTA!” diye bağırmış gibi oldum. Ama çok ciddiyim. Benden daha titizseniz her kullanımda ızgaranızın iç kısımlarını alüminyum folyo ile kaplayın. Yıllarca tertemiz kullanırsınız. Benim gibi aceleciyseniz de her yıl bir iki sefer yenilersiniz olur biter. Çocukluğumda bunun tel rezistanslı modelleri bulunurdu. Pazar günleri kahvaltılarda nefis lezzetlere sebep olur başında kedi gibi yalanmamı sağlardı. Mesela uzunlamasına kesilmiş bir somun ekmeğin içi eser miktarda alınıp yerine yumurta, tulum peyniri, biber, domates ve daha nice lezzetin buluştuğu bir karışım ile doldurulup ızgaraya teslim edildiğinde ortaya neler çıkar. Hele yanında kalan boşluklarda bir iki yeşilbiber, yarım domates, sapı koparılmış bir iki mantar varsa değme keyfime. Elbette o yaşlarda paşa çayı içtiğimden bugün olduğu gibi hangi şarap eşlik etsin kaygıları taşımıyordum. Güzel yıllardı vesselam. Bak şimdi ailemi özledim. Bayramda kaçsam mı ne yapsam… Izgaradan devam edelim. Mesela patlıcan közleyeceksin, balık yapacaksın, tavuk kanat, çöp şiş aklına düştü. Balkonda mangal yakılmaz, evde balık yapılmaz özetle bu şehir hayatı yer bitirir insanı. Bu ızgaralardan bir tane edinirsen hepsini dilediğince yaparsın. On dakikada patlıcan közleyeceğine ben kefilim. Era markasına da kefilim. Firmanın sahibi benim kuzenim diye söylemiyorum. He he he şaka yahu şaka, tanımam etmem ama piyasadaki en kaliteli elektrikli ızgarayı bu firma üretir. Öyle ateş pahası fiyatlara da satmaz. Elbette başka markalarda var. Ben de denedim. Markasına kandım, görünüşe aldandım, duman yapmaz, koku yaymaz sandım ama yanılmışım. Başka bir marka da tercih etseniz ısınan kısmın üstte kaldığına emin olun. Bu tür ızgara ne koku yapar ne duman. Duman yapar dediler. Yapmaz dedim. Era aldım, pişirdim yapmadı. Ben şarap ağası Sülo :) bak sen şu şarabın yaptığına. Efenim aynı hızla devam ediyoruz. Şu şişe bitmeden iki yazı daha yazar, şuracığa eklerim ben. Az müsaade, birazdan aşağıdakiler ile neler yaptım. Şu anda şarabımı nasıl bir meze ile tüketiyorum beyan edeceğim. Ey elektrikli ızgara sen nelere kadirsin! 

Elektrikli Izgara! Sen nelere kadirsin...

Elektrikli Izgara! Sen nelere kadirsin...