CAFE DE PARIS

closeBu yazıyı 10 yıl 3 ay 12 gün önce yazmışım. Üç aydan daha eski her yazıda kullandığım bir uyarı. Bu yazıya özel bir not olduğunu düşünme. Lakin bahsettiğim lezzetler değişmiş, bağları dolu vurmuş, yeni mahsul sirke olmuş olabilir. Mekan kapanmış, işletme sahibi değişmiş, fiyatlar tavan yapmış da olabilir. Fikirlerimin değişmiş olması, izansızlık dozunun farklılık göstermesi de mümkündür. Hatta destursuz bostana dahi girmiş olabilirim. Velhasıl dün dündür, bugün bugündür :)
Cafe de Paris

Cafe de Paris

Tamam kabul mekan Nişantaşı’nda lakin ben doğma büyüme Nişantaşılı değilim. Arada bir geçerken uğrarım. Yeni açılan güzel bir mekan varsa ziyaret eder kaçarım. Geçtiğimiz aylarda bir akşam, sohbet ederken birer kadeh şarap içelim diyip girdik mekana. Cafe de Paris, dekor güzel, çalışanlar güler yüzlü ama yazının başında dediğim gibi biz Nişantaşı insanı değiliz, şahsen bana pahalı geldi :)

Şimdi gelelim neden pahalı bulduğuma. Efenim öncelikle Cafe de Paris dediğin yerde şarap adabı ile ikram edilmeli. Adabı ile muhafaza edilmeli… Peki burada öyle değil miydi?
Olsa bu kadar sert giriş yapılmazdı değil mi? Keyifle oturduk, şarap menüsü istedik. Zaten bu saatte sadece içecek servisi yapıyorlarmış. Başka bir şey yokmuş. Peki şarap içeriz biz :) Menüyü açınca tekrar tekrar bakmak zorunda kaldım. Listenin solunda yazan rakamlar kadeh fiyatları, sağında yazanlarsa şişe fiyatları. Öncelikle takdir etmek gerek, neredeyse listedeki tüm şarapları kadeh olarak ikram ediyorlar. Peki bu alameti farikalarını neye borçlular? Kadeh fiyatı, şarabın market fiyatından daha pahalı. Efenim? :)

Ben biraz fazla şarap tüketirim lakin yine de böyle bir mekanın günlük tüketimini ancak bir iki ayda yapıyorumdur. Bunu belirtmemin sebebi şu, şarabı tek tek değil topluca alırım. Bir iki aylık kavımı itina ile oluşturur sonrada makul rakamlara nasıl temin edebileceğimi araştırırım. Bu sayede cidden uygun fiyatlara kaliteli şaraplar alabilirim. Bir örnek vermek gerekirse, Kayranın Zinfandeli markette 35 liradır ben 22 liraya bulduysam alırım veya Kayranın Pinot Noiri markette 30-35 liradır ben 19-21 lira arasına alırım. Bana özel fiyatlar değil bunlar. Metro marketlerindeki fiyatlar, şarap severler için bulunmaz nimettir. Gidiniz göz atınız, ne demek istediğimi anlar, sırıtarak şarap alır ve gülerek içersiniz. Peki, efendim şimdi koskoca Nişantaşı’nda yer alan Paris kahvesi benden daha makul rakamlar alıyor mudur sizce? Hadi diyelim ki aynı fiyata alıyoruz. Ne demiştim. Pinot Noir 19-21 lira arasındaysa alırım. Sohbet etmek ve sohbete lezzet katmak için girdiğimiz bu mekanda Kayra Pinot Noir 85 liraya açıldı. Sende bir şişe açtırmasaydın diyorsan kadeh fiyatını bilmeden konuşma derim. Kadeh fiyatı yanılmıyorsam 32 liraydı. Aman tamam madem mızmızlanıyorsun, gitme sende bu mekanlara diyebilirsin. Bence sende gitme :) Ben zaten böyle yerlere bir kere uğrar bir daha ayak basmam. Gelelim mızmızlığımın başka sebeplerine. Cânım şarap bir beyazdan bile daha fazla soğutulmuş. Buz gibi. Sıcağı yok mu diye sordum, olumsuz cevap aldım. Tamam Pinot içmeyelim başka kırmızı yok mu sıcak? Gittik birlikte şaraplara bakmaya. Amanın o ne? Bütün kırmızılar tepelenmiş dolaba! Biraz soğuk olsa sesim çıkmaz, kadehte ısınır, ilk kadehten sonrakiler kendine gelir derim ama ne mümkün. Şarap kendini kutuplarda sanıyor, utanmasa titreyecek. Tüm kırmızı şarapların haline acı ile bakıp Terra Pinot Noir ile döndüm masaya. Yemek servisleri de yokmuş, rica ettim bir iki dilim ekmek olsa hele yanında bir parçacık tereyağı mümkünse nasıl makbule geçer dedim. Kırmadılar ve takdir edilecek şekilde itina ile hazırlayıp getirdiler. Meyveleri de kendileri akıl edip düşünmüşler. İnce davranışları için çalışan arkadaşları kutlamak gerek. Anında kutlamamı acizane teşekkürlerimi bildirdim. Şarabın çok çok soğuk olduğunu izah etmeye çalıştım. Bazı müşterilerimiz daha soğuk istiyor dediler. Belli oldu müşterilerin şarap zevki :) Zevkler renkler tartışılmaz, ben de bu işlerden çok anlamam fakat bir şişe Pinot için bu kadar ödeyip, ne tadını ne kokusunu alamadan, soğuk Angora içer gibi içince ziyadesi ile üzüldüm. Sohbetin lezzeti ve meyvelerimizin, ekmek dilimlerimizin ikram edilip hesaba eklenmemiş olması bir nebzede olsa iyi niyetli olmamı sağladı.

Efenim özetle, şarap işini adabı ile yapan işletmecilere karşı boynum kıldan ince fakat bu gibi mekânların azalmasını ve yok olmasını diliyorum. Kavına, sunumuna, manzarasına hayran olduğum Topaz bile şarabı dört katı fiyata sunmazken, Nişantaşı değil Eyfel Kulesinde olsan bu sunumla bu iş olmaz demek gerek. Kaldı ki Cafe du Paris, Tour Eiffel civarında bile değil :) Şarap dostu mekanların hızla artması, bu mekânlarda adabı ile uyumlu yemekler eşliğinde şarap içebilmesi ve şarap sever olması dileği ile. Derdimi anlayan olduysa bu tür mekanlar hakkında bilgi versin de boşu boşuna gidip moralimi bozmayayım :)