ZİNFANDEL TADIMI

closeBu yazıyı 9 yıl 4 ay 2 gün önce yazmışım. Üç aydan daha eski her yazıda kullandığım bir uyarı. Bu yazıya özel bir not olduğunu düşünme. Lakin bahsettiğim lezzetler değişmiş, bağları dolu vurmuş, yeni mahsul sirke olmuş olabilir. Mekan kapanmış, işletme sahibi değişmiş, fiyatlar tavan yapmış da olabilir. Fikirlerimin değişmiş olması, izansızlık dozunun farklılık göstermesi de mümkündür. Hatta destursuz bostana dahi girmiş olabilirim. Velhasıl dün dündür, bugün bugündür :)
Kör tadım! Kendi gözümüzü kapatmaktansa şişeleri paketledik :)

Kör tadım! Kendi gözümüzü kapatmaktansa şişeleri paketledik :)

Uzun zamandır Zinfandelden bahsedip duruyorum. Türk Zinfandeli, İşmen Bağları diyorum… Elbette bir nedeni var :) Pahalı bir şarap aldığımızda farklı bir lezzet ararız ya… Bambaşka bir tecrübe yaşatacak, bağımlısı olacağımız bir şarap içeceğimizi sanırız ama sonu hep hüsrandır. Bütçe zorlanmış, paraya kıyılmış, masalsı yazılarda damakta yarattığı hoşluklar okunmuştur. Biz Türk milleti olarak, burnumuzla, damağımızla değil tavsiye ile seçiyoruz şarabımızı… Bu kadar net konuşmamı sağlayacak çok örnek biliyorum… Bu sefer tavsiye ile değil merak ile yapıldı seçim… Ve sonunda harikalar diyarı ziyaret edildi. Bu nasıl şarap yahu, sen şarapsan bunlar ne? Bunlar şarapsa sen nesin? Konuyu dağıtmadan tadıma dönelim. Öncelikle İşmen Bağları sayesinde memlekette üretilen şaraplık üzüm listesine Zinfandel de eklendi. Selva İşmen sayesinde nefis şaraplarını da tatmış oldum. Bir de bu ara duyduğum Mehmet Karabulut tarafından yapılan Zinfandel-Boğazkere harmanı varmış ki damak şaplatan, insan hoplatan türdenmiş :) Bu şarabı tatma fırsatım olmadı ama tek üzüm olarak, Selva İşmen üretimi Zinfandelden ziyadesi ile içebildim. Şarabın geldiği ilk gün hemen yazmak istedim lakin bu sefer yavaş davrandım biraz. Mübarek ramazan ayının benim için tek mübarek yanı Bodrumdan gelen Zinfandel oldu. İlk şişeyi bir başıma, güzel bir pençeta ızgara eşliğinde tükettikten sonra bu keyfin paylaşılması gerektiğine kanaat getirdim. Hemen belirtmekte fayda var… Bu lezzet benim şarap dünyasına bakışımı biraz değiştirdi. Biraz mı? Epey değiştirdi. Şimdi, evde yapılan bir şarap nasıl böyle olabiliyor.

Private Reserve Zinfandel / Bodrum 2008 Limited Production

Private Reserve Zinfandel / Bodrum 2008 Limited Production

Peki, milyon dolarlar yatırıp bu işin ticaretini yapan ve bir şişe şarabı hatırı sayılır rakamlara satanlar neden bu lezzeti yakalayamıyor. İnanın minicik yudumlarla, sürekli koklayarak, hiç bitmemesini umut ederek içtim. Bugüne kadar en yavaş içtiğim şaraptı diyebilirim. İkinci şişeyi açmaya kıyamadım. İlk şişenin bana yaptıkları üzerine ayrıca bir yazı yazacağım ama bu yazıda konumuz suç ortaklarımla başımızdan geçenler. Suç ortaklarım itina ile seçilmiş, profesyonel olmayan lakin ziyadesi ile şarap sever olmuş dostlar. Sağ olsunlar kör tadım yapalım Zinfandel tadalım, tematik bir tadım günü yapalım fikrine sıcak baktılar :)

Şimdi gelelim bizim tadıma, tattığımız şaraplar beğeni sıramıza göre şöyle oldu;
1. Selva İşmen – Zinfandel 2008
2. Gallo Family – Zinfandel 2006
3. Robert Mondavi Twin Oak – Zinfandel 2005
4. Terra California Zinfandel 2006
5. Caleo Primitivo Salento
6. Calatrasi Terrale – Primitivo

İşin içine suç ortaklarını katmış olmamın tek sebebi bu keyfi paylaşmak değil :) Ben beğendim güzeldi demek yerine, biz beğendik güzeldi demenin daha etkili olacağı düşüncesi. Sonra siteyi takip edenler adil davranmadığımı pek taraflı yazdığımı söylüyorlar. Şimdi durmazlar yine laf ederler. Ev yapımı şarap nasıl oldu da bu rakiplerin arasından sıyrıldı. Neden ticari olmayan bir şarabı bu tadıma dâhil ettiniz bile derler. Diyen varsa el cevap:

Sana ne kardeşim, sana ne! Nihahah :) Bak bir daha söylüyorum. Erkan’ın sitesinde okuduk, adam övmüşte övmüş. Adil davranmamış. Biz içtik sevmedik. Erkan denen adam yüzünden paramız boşa gitti filan demeyin sağda solda :) Dinlemeyin beni, okumayın tavsiyelerimi :) Hadi diyelim ki okudun, dinledin. Tavsiye ettiğimi de beğenmedin. İyi de bana ne :) İçki kötülüklerin anasıymış. Her gün içen adamdan sana hayırlı bir tavsiyede bulunmasını beklersen işte öyle kalırsın.

Açık söylemek gerekirse az para ile kaliteli ve çok şarap içmeyi her zaman tercih ederim. Amma velâkin… Bu altı şarap arasından birini alıp içme şansın var deseler… İşmenlerin Zinfandeli tek geçerim. Hatta buna karşılık beşini birden verelim deseler ele geçirdiğim bir şişe ile koşarak kaçarım :) Neme lazım efenim, son anda vazgeçtik, şaka yaptık ver elindeki şişeyi derler :) Kim sunuyorsa bu seçenekleri bana :)

Gallo Family – Zinfandel 2006

Gallo Family – Zinfandel 2006

Tekrar tadıma geçelim efenim :) Bir grup amatör olarak profesyonel tadım kadehleri kullandık. Böylece kafayı bulmadan tadım yapmayı başarmış olduk. Robert Mondavi hayal kırıklığı yarattı. Gallo Family “gerçek olamayacak kadar güzel” olarak tanımlandı. Renginin farklı olması ve beğenilmesi ile şaşkınlık yaratan Bodrum Zinfandeli çikolata kokusu ve enfes tadı ile masadaki kadehlerin korunmaya alınmasına sebep oldu :) Bu kadar işte. Ne bekliyordunuz tek tek her şarabı anlatmamı mı? Profesyonel tadım yapmıyoruz efenim. Yazıyı yazanında bu tür puanlamalara prim vermediğini dikkate alırsak anlamsız oluyor detay vermek. Şimdi tadımlarda klasik şarap puanlaması nasıl yapılmakta ona bakalım. Efenim bir kere her şarap 50 puan alır. Nedenmiş? Şarap yapmış adam saygı duyalımmış… Şarap imal etmiş olmaktan dolayı verilirmiş bu 50 puan. Ben vermem! Zaten adam şarap yapamamış olsa puanlamaya başlamayacağım. Biz veririz diyen varsa, üzüm sirkesine gıda boyası basıp şişeleyeceğim ve tadıma götüreceğim. 50 puan şarap yaptığıma saygıdan verseler, gıda boyası sayesinde 5 puan alsam etti mi bana 55 puan :) Üç kuruşluk sirke ile 55 puan aldığım profesyonel tadımcılardan şikâyetçi olun kardeşim. Neden gelip bana laf ediyorsunuz :) Ne diyordum? 50 puanı her şarap alır. Sonra beş puan aralığından rengi değerlendirilir. Koku ve tadına göre 35 puanlık bir değerlendirme yapılır. Sonra 10 puanlık genel bir değerlendirme eklenir. Mesela benim sirkeyi şöyle puanlarlar:

Şarap yapmış: 50 de 50 puan
Görsel inceleme: 5 de 5 puan (Gıda boyaları konusunda uzmanım ben hehehe)
Koku: 15 / 0
Tat: 20 / 0
Genel: 10 / 0

Bakınız şimdi alamadığım puan 45. Yani sirke ile ancak bu kadar puan aldım :) Şimdi gelelim bizim Mondavilerin Roberte :)

Şarap yapmış: 50 de 50 puan
Görsel inceleme: 5 de 5 puan (Herhalde Zinfandel rengini tam yakalamıştır değil mi? Nasıl olur acaba Zinfandel rengi :) Kim belirler bu rengi. Pehhh!)
Koku: 15 / 12
Tat: 20 / 15
Genel: 10 / 0

Robert Mondavi Twin Oak – Zinfandel 2005

Robert Mondavi Twin Oak – Zinfandel 2005

Robert ne aldı? 82 puan! Genel değerlendirmeden hiç puan alamadı zira 85 lira :) Neden bunları anlatıp duruyorum da büyüleyici güzellikteki Bodrum Zinfandelini ve Gallo ailesinin nefis şarabını anlatmıyorum merak ediyorsundur şimdi sen. Bodrum Zinfandelini anlatmıyorum zira sana yazık. Almaya kalksan piyasada yok :) Şarap piyasaya çıksın istiyorsan sanal âlemdeki sitelerinden gidip taciz etmeni öneririm: www.selia.com.tr hem çiftliğin nefis ürünleri de satışta. Uğramışken en azından satışta olan lezzetleri denemiş olursun. Bu arada şarabın piyasaya çıkması için bol bol mesaj gönderin :) Dönelim puanlama sistemini neden anlatmakta olduğuma. Zinfandel tadımı bahane aslında. Amaç burada klasik puanlama sistemine taş atmak. Yok yok kaya fırlatmak :) Hayır, kafasına tekme atmak. Hehehe he, bu güzel oldu işte. Yahu adamlar toplanmış, Petrus tadıyor sonra puan veriyor. Kimse de demiyor ki civciv misiniz siz? Petruslar kümese mi serpiliyor. Bakınız efenim ben yolu yarıladım, ömrün yarısı gitti daha petrus alıp içemedim. Adam geçmiş karşımda petrusa puan veriyor. Bak kırarım şişeyi kafanızda :) Tamam sakinleştim. Şimdi yukarıda bizim amatör tadımdan çıkan sonuçları verdim. Bu tadımda herhangi bir maddi değer dikkate alınmadan yapıldı. Yani klasik yaklaşıma uygun olarak değerlendirmişiz. Peki, be adam sen yeniden mi şekillendireceksin bu puanlama sistemi dediğini duyar gibiyim. Ben değiştirmedim ki. Sen, ben, o… Hepimiz değiştirdik çoktan. Ne zaman? Ne zaman? Nasıl? Sorular var mı aklında? Hemen cevap veriyorum.

Ne zaman?
Şarap alırken :)
Nasıl?
Vicdanın ve cüzdanın ile baş başa kaldığın zaman :)
Kim?
SEN!

Şimdi bana mızmızlık yapma! Sınırsız para kaynakların var ve sen gelip benim sitemdeki bu yazıları mı okuyorsun. Demek ki para doğru kişilere gitmiyor :) Hehe he oho hoo hoo. Yerlerde zıplayıp gülen adam ikonu kullanmak istiyorum bu tür durumlarda.

Bakalım şimdi benim puan sistemi nasıl işliyor.

Fiyat/Kalite: 0 – 50 puan (Aşağıda açıklıyorum bu aralıkta puanlama nasıl oluyor…)
Süzülmüş mü? Tek puan var burada. Ara değer verilmez. Süzülmüşse 0 puan, süzülmemişse 5 puan
Yerli üzüm mü? Burada üç farklı puan ve bir gönül borcu işler:
Evet = 5 puan;
Hayır= 0 puan,
Hem yerli hem de ilk kez şarabı yapılmışsa = 10
Yok olmuş veya olmak üzere bir üzüm türü kurtarılmış ve şarap yapılmışsa = Puanlanabilemez ama gönüllerde yer eder :)
Tek üzüm mü? Harman mı? Burada da tek puan sistemi var efenim :) Tek üzüm 10 puanı alır. Harman reddiyecisi olduğuma göre ben böyle değerlendiririm.  Sen bildiğin gibi yap. Orası beni ilgilendirmez :) Harmana neden karşı çıkılır, benim bununla ne derdim vardır başka bir yazı konusu. Bu arada tüm harmanları afiyetle içerim o ayrı bir konu :)
Tat, koku ve içim. Bunu biraz açmak gerek. Şeker, asidite, tanen, gövde, alkol… Böyle gider bu liste ama ben uzatmam. İlk yudumdan başlayıp, damağıma değdiğinde ve boğazımdan aşağıya kaydığında her aşama daha bir lezzetli gidiyorsa tamamdır. Hele ki bu aşamalarda aldığım keyif her adımda artarak devam ediyor ve yuttuktan sonra damağımı şaplatma ihtiyacı hissettiriyorsa iki sefer tamamdır. Bakın ne kadar basit. Kasmayın öyle kendinizi. Yok, asiditesini alamadım, tanenli miydi, bitişi nasıldı diye yormayın. Bitişi uzun ama ön burun ile arka damağın ortasında biraz afacanlık etti. Damakta çirkeflik yaptı benzeri teknik terimleri, degüstasyon jargonunu kullanacağım diye harap etmeyin kendinizi. Buradan da 25 puan alır şarap.
Toplamda eder mi sana 100 puan. Fiyat/Kalite değerlendirmesi tamamen senin bütçenle ilgilidir. Şarap giderlerinin şişe başı ortalamasını alıp kendine göre bir sıfır noktası ayarlamış olursun. Ortalaman 30 liraysa ki benim ortalamam bu civarda :) dolayısı ile buna göre yaparım değerlendirmemi. Ne demiştim, 30 liraysa sıfır noktanda 30 dur işte. Değerlendireceğim şarap sıfır noktandan ne kadar uzaklaşırsa puanı o oranda etkilenir. Pahalıya gittikçe puanı düşer, ucuzladıkça puanı artar. Şimdi bu göz ile bizim sıralamayı tekrar ele alalım. İlk sıralamaya, yani fiyat gözetmeden yapılan tadıma göre sonuçlarımız şöyleydi. Yanlarına fiyatları da yazdım.

1. Selva İşmen – Zinfandel 2008 / Hediye geldi efenim…
2. Gallo Family – Zinfandel 2006 / 40 lira
3. Robert Mondavi Twin Oak – Zinfandel 2005 / 85 lira
4. Terra California Zinfandel 2006 / 35 lira
5. Caleo Primitivo Salento / 20 lira
6. Calatrasi Terrale – Primitivo / 20 lira

Şimdi benim puanlama sistemime göre, pardon sahiplendim hemen. Hepimizin puanlama sistemi aslında bu. Sakın bana yalan söyleme! Sen de böyle değerlendiriyorsun :) Market raflarına bakarken neyi düşündüğünü hatırla! Şişeye elin gittiğinde fiyatına tekrar neden baktığını düşün! Kandırma kendini. Sen de bu puan sistemini kullanıyorsun. Ama ben açgözlü olduğum için puan sistemi benim tamam mı? El koydum he he he :) Kurallarını ilk yazan ben oldum. Yarın bir yerde söz konusu olursa bu benim sistemim derim. Evet, benim sistemime göre yani Şarap Oburu sistemine göre bu puanlamayı tekrar düzenleyelim:

1. Selva İşmen – Zinfandel 2008 / Hediye geldi efenim… / 90 puan!
Neden?
Renginin kusurlu olduğunu söyledi bir uzman dostumuz. Neymiş efenim Zinfandel rengi böyle değilmiş. Pehh! Kim takar rengini. 90 puan zira benim bu güne kadar içtiğim en lezzetli şarap. Daha iyisini içene kadar 90 puan. Petrus içtiğim gün belki düşürürüm puanını. Evet, hediye olarak gelmesi ve piyasada olmaması puanı etkiliyor. Tarih yazıyorum efenim :) Türkiyenin ilk Zinfandel üzümünü yetiştirmiş şarap yapıyorlardı o yıllarda… Bodrumda bir aile vardı Zinfandel yetiştiren… Torunlarıma bile anlatırım ben bunu :) Şimdi sen duramazsın madem bu kadar güzeldi de neden 100 puan vermedin dersin. Dersin, dersin… Sen demezsen beriki der :) Az önce nasıl puan verdiğimi açıkladım. 10 puanı kaybetme sebebi şu soruya verilen cevap: Yerli üzüm mü? Hayır = 0
Türkiyede Zinfandel yetişeceğini ve bu Zinfandelin nefis şaraplara dönüşeceğini kanıtlamış olduğu için gönüllerdeki değeri elbette bir başka ve bu değeri puanlamak kimseye düşmez kanaatindeyim :) Zira puanlanabilitesi bulunmuyor :) Zinfandel! Bodrumda! Evet :) Şarabını içtim pekmezini tattım. Rüya değil yani :)
2. Gallo Family – Zinfandel 2006 / 40 lira / 80 puan!
Piyasadaki pek çok 40 liralık şarabı ezer geçer kendisi. Metroda bol miktarda bulunuyor. Gözü kapalı alın efenim. Tadımda bir arkadaşımız “gerçek olamayacak kadar güzel” diye tanımladı. Ama gerçekti ve afiyetle içtik. Tadını unutmayacağınız bir lezzet. Şarap işte, güzelmiş ama diyemezsiniz. Nefis bir şarapmış dersiniz.
3. Terra California Zinfandel 2006 / 35 lira / 70 puan!
Benim puan sistemine göre Terra üçüncü sıraya oturur. Markette 35 lira olabilir ama indirime girdiğinde bir koli alınca fiyatı daha uygun olur. Sürekli yazıyorum şarap topluca alınması gereken bir nimettir diye :) 35 liraya Terra varken kimse bana Robertin şarabından aldıramaz.
4. Caleo Primitivo Salento / 20 lira / 60 puan!
Robert! Robert! İyi misin aşağıda :) Şimdi diyeceksin ki nasıl oldu da bu şarap Robert Mondavinin önüne geçebildi. Geçer efenim. Tadımdan günler sonra bir şişe daha içtim bu şaraptan. Gerçekten 20 liralık fiyatına göre gayet başarılı bir şarap. Benim ortalama şişe başı şarap değerimin pek altında olmasına rağmen vaat ettiği lezzet nefis.
5. Robert Mondavi Twin Oak – Zinfandel 2005 / 85 lira / 60 puan!
Robert ne haber! İyi misin burada :) Evet lezzetli, karakteri olan pek yakışıklı, iyi giyimli ve lezzetli bir şarap… Lakin bütçemi aşar. Hadi aştı diyelim. Şahsi sıfır noktamı neredeyse üçe katlamasına rağmen damak şaplatmama, şişenin dibinde kalan damlalara tenezzül etmeme sebep olmuş mudur? Asla efenim. Benden uzak dursun şimdilik.
6. Calatrasi Terrale – Primitivo / 20 lira / 50 puan!
Hah, şimdi diyeceksin ki bu neden sonuncu oldu. Tadımdan sonra kimse yüzüne bile bakmadı bu şarabın. Tatmak amacı ile içtiğimizden artan ne varsa şişe de kalmış öylece. Ertesi gün içmek bana nasip oldu. Ben de ancak o anda kaliteyi ne kadar yükseltmiş olduğumuzu anladım. Öyle bir kenarda boynu bükük bırakılacak kadar kötü değilmiş masum. Ama 14 liraya satılan başka bir Zinfandelin kendisinden daha lezzetli olması hakkında kötü düşünmeme sebep oldu. 10-15 liralık bir fiyat aralığına çekildiğinde Robertide geçebilir :)

Rica ederim efenim, bu yeni puanlama sistemini ilk kez sizlerle paylaştığım için ben teşekkür ediyorum. Ahahaha :) İlerleyen yazılarda Şarap Oburu puanlama sistemini kullanan, evlere şenlik, şarap severlere nimet olacak bir siteyi duyurmuş olacağım.

Buyurunuz tadımdan diğer fotoğraflar…