KARGI TULUMLU YANIK EKMEK

closeBu yazıyı 8 yıl 11 ay önce yazmışım. Üç aydan daha eski her yazıda kullandığım bir uyarı. Bu yazıya özel bir not olduğunu düşünme. Lakin bahsettiğim lezzetler değişmiş, bağları dolu vurmuş, yeni mahsul sirke olmuş olabilir. Mekan kapanmış, işletme sahibi değişmiş, fiyatlar tavan yapmış da olabilir. Fikirlerimin değişmiş olması, izansızlık dozunun farklılık göstermesi de mümkündür. Hatta destursuz bostana dahi girmiş olabilirim. Velhasıl dün dündür, bugün bugündür :)
Kargı tulumu, domates ve mantar...

Kargı tulumu, domates ve mantar...

Böyle mezemi olur diyeceksin şimdi :) Unutmuşum ızgarada, biraz yanmışlar. Ne açsam bu ekmeklerin yanına diye mütevazı kavımdaki her şişeyi ellemesem yanmazlardı. Bunu mu açsam? Şunu mu açsam? Hangisini denesem bu akşam derken yanık kokusu geldi burnuma. Koştum ama ancak bu kadarına yetişmişim. Bir yandan da nasıl yapmışım bu basit mezeyi diye elimde fotoğraf makinesi var. Lafı uzatmadan gelelim minik lezzetimize.

Öncelikle Kargı Tulumunu anlatmak gerek. Şimdi efenim, memleketin bu nefis lezzeti yine tasarruf amacı ile değerlendirilen sütlerden ortaya çıkıyor. Çokluktan ziyade yokluktan yapılırmış vakti zamanında. Şimdi mumla arıyorum ki bulayım. Ama elin rokforu, edamı, goudası aşağıdaki bakkalda bile var. Hiç sırıtma öyle, sizin densizliğiniz kardeşim. Yahu insan bir kere merak etmez mi bizim peynirler nasıldır diye. Yok, olmayacak böyle. Yasaklansın yabancı peynirler. Domuz gribi filan hep bu ithal peynirlerden geliyor zaten :) Bak yine dağıttım konuyu. Efenim şimdi bu güzel peynirimiz sonbaharda yağ üretiminden artan sütlerden yapılıyor. Keçi postuna “basıyorlar” :) Ne var yahu yöresel tabirleri kullandım. Çorumlu değilim ama çocukluğum yakınlarda geçti. Tulum basmak derler buralarda. Elbette bölgeye göre değişiyordur. Eskiden kocaman postlarda yaparlardı. Ben bizzat bunlardan yemişimdir. Belki halen yapılıyordur ama on yıldır bir kere bile görmedim. Buralara gelmiyor belki. Şimdilerde postları kesip küçültüyorlar. Böylece günümüz şartlarında daha satılabilir oluyor. Köylümüzde uyandı artık. Kocaman bir tulum peyniri bir teneke beyaz peynir parasına alabildiğimiz günler çok geride kaldı. Güzelde oldu. Yüz gramına dünyanın parasını verdiğiniz ithal peynirler daha da pahalanırda tulum peynirlerini keşfedersiniz umarım. Divle tulumundan daha farklı veya Karaman tulumundan daha yağlı diyeyim. Bunlar gibi küflü değil ve uzun süre saklayamıyorsunuz. Elbette diğer tulumlara kıyasla söylüyorum yoksa öyle bir iki haftada filan bozulmaz yani :) Baştan söylemek gerek ağır lezzetleri sevmeyen birisi bu peynirden koşarak kaçabilir. Küflü rokfor seven birine rahatlıkla tavsiye edebilirsiniz, bayılacaktır.

Bakınız dağılmıyor kargı tulumumuz :)

Bakınız dağılmıyor kargı tulumumuz :)

Ziyadesi ile yağlı bir peynir. Ekmeğin üzerine ince bir dilim yerleştirip ızgaraya verirseniz yağlı dememin sebebini gözleriniz ile görürsünüz. Benim gibi izansızlık etmez de ekmekleri yakmazsanız afiyetle yersiniz. Kahvaltıda dahi nefis gider. Ama ben akşam şarabın yanına konuk ediyorum. Peynirin ağır tadını eser miktarda yumuşatmak için domates ve mantar ilave ediyorum. Evde az ekmek olduğu bir gün denemeni tavsiye ederim. Yoksa koca bir ekmeği yok eder yanına iki şişe şarap içersin. Ehh, kişi karşındakini kendisi gibi bilirmiş :)