MELEN PAPAZKARASI 2004

closeBu yazıyı 9 yıl 10 ay 18 gün önce yazmışım. Üç aydan daha eski her yazıda kullandığım bir uyarı. Bu yazıya özel bir not olduğunu düşünme. Lakin bahsettiğim lezzetler değişmiş, bağları dolu vurmuş, yeni mahsul sirke olmuş olabilir. Mekan kapanmış, işletme sahibi değişmiş, fiyatlar tavan yapmış da olabilir. Fikirlerimin değişmiş olması, izansızlık dozunun farklılık göstermesi de mümkündür. Hatta destursuz bostana dahi girmiş olabilirim. Velhasıl dün dündür, bugün bugündür :)

Melen Papazkarası

Melen Papazkarası

Papazkarası mühim bir üzüm, mühim olmasına mühim ama rivayetlere göre günümüzde Papazkarası dediklerimizin eskisi ile alakası yokmuş. Ne kadar doğru bilemiyorum. Bir bilenden detayını öğrenince tekrar gündeme getiririm :) Şimdilik bizim karalara arasında en başarılı bulduğum Kalecik Karası. Gayet güzel şaraplar yapılıyor bu üzümden. Papazkarası ve Çal Karası konusunda biraz daha çalışmak gerek sanki. Melen Papazkarası Rezerv ziyadesi ile içilir durumda. Şayet Papazkarası nasılmış merak ederseniz Rezervden şaşmayın derim. Melen Papazkarası 2004 açılmışken biraz havalandırmakta fayda var :) Ben kadehte havalandırmayı tercih ettim. Duramadım başladım içmeye, kendine has bir lezzet diyelim. Tekrar almak isteyeceğim veya el altında bir şişe bulundurmak isteyeceğim kadar başarılı değil. Şahsen hazzetmedim ama kısa sürede de şişeyi boşaltmaktan geri kalmadım :) Bu tür üzümlere çok emek sarf etmek gerekiyor. Mesela Karalahna bir türlü harikalar yaratamadı. Papazkarası ve Çal Karası bu nasıl bir şarap olmuş böyle dedirtemedi. Sebebi nedir bilemiyorum, sanırım ithal önologların henüz bu üzümler ile samimiyeti ilerletememiş olmaları. Bu arada, dilimden düşürmediğim Jean Luc Colini istisna olarak bir kenara ayıralım. Bakarsınız yakında Papazkarasına veya Çal Karasına el atar :) Hoş bir ara Papazkarasını denemiş ama üzümlerin dejenere olduğunu söylemiş :( Her bağ, her üzüm, her şarap ciddi bir proje aslında :) Bak şimdi ben ileride Beylerce bağımda neler yapacağım :) Özetle efenim bu üzümlere gereken ilgi gösterilmeli, şöyle damaklarımıza şenlik yaşatacak şekilde şişelenmeli :) Öyle yabancı üzümleri getirelim, oraya da ekelim buraya da dersen olan sana olur. Sürekli söylüyorum. Bakınız efenim yakında ithal şaraplar daha avantajlı hale gelecek. Dışarıda 4-5 Euroya satılan şaraba biz burada 40-50 lira gibi paralar ödüyoruz. Farkın bu kadar yüksek olmasının tek sebebi vergiler. Bu vergiler yarın düşer… İşte o zaman görürüm ben sizi :) Elinizdeki onca şarabı ne yapacağınızı şaşırırsınız. Şimdi kimse bana ithal bir Merlot bizimkilerden daha kötü demesin. Yok efenim bizim de Rieslingimiz var diye masal anlatmasın. 20 liraya Hansın Rieslingler geldi mi sizin şişeler rafta sirke olur :) Tamam Papazkarası niteliklerini kaybetmiş olabilir ama biraz peşinden koşsanız biraz para ayırsanız mutlaka şaraplık üzümlerimizden bazılarını tekrar gün yüzüne çıkartabilirsiniz. Yahu ben de yazıyorum böyle ama… Neyse efenim, afiyet olsun bana :)