BURUN YANILMAZ

closeBu yazıyı 7 yıl 4 ay 22 gün önce yazmışım. Üç aydan daha eski her yazıda kullandığım bir uyarı. Bu yazıya özel bir not olduğunu düşünme. Lakin bahsettiğim lezzetler değişmiş, bağları dolu vurmuş, yeni mahsul sirke olmuş olabilir. Mekan kapanmış, işletme sahibi değişmiş, fiyatlar tavan yapmış da olabilir. Fikirlerimin değişmiş olması, izansızlık dozunun farklılık göstermesi de mümkündür. Hatta destursuz bostana dahi girmiş olabilirim. Velhasıl dün dündür, bugün bugündür :)
Burun Yanılmaz. Asla :)

Burun Yanılmaz. Asla :)

Efenim sürekli takip edenler Selami Şahin ve Ahmet Selçuk İlkan hayranlarından olduğumu biliyorlardır. Bir kadeh buzlu Mahlep eşliğinde Gözler Kalbin Aynasıdır dinliyorum. Bir önceki şarap tadımı yazımızda görünümün önemsiz olduğundan bahsetmiştim. Yani gözler kalbin aynası olabilir lakin gözlerin gördüğü renk, şarabın ancak kapı komşusu olur. Şarap dünyasında burun, gönül dünyasındaki gözlerin yerini alabilecek kadar önemlidir. Güzel kokular aldığınız bir şarap yüksek ihtimal ile damağımızdan da aynı hoşlukta akıp gidecektir. Bilmemiz gereken önemli bir nokta daha var. Her güzel kokana güvenmemelisin. Konuyu dağıtmadan toparlayalım. Şarap ne kadar lezzetli olursa olsun kötü bir koku değerinden çok şey kaybettirir.

Öncelikle mühim olduğunu düşündüğüm bazı bilgileri aktarmak isterim. Şarap virüsüne yakalanmışsan veya bu yönde çaba sarf ediyorsan hemen başlaman gerek. Neye mi? Koklamaya.

Koklamak. Koku.

Konu koku olunca aklıma Patrick Suskind ve leziz romanı Koku geliyor. Okumadıysan bir zahmet diyorum. Yakın zamanda filmini de izledim. Gayet güzel. Şimdi efenim şöyle bir düşünürsek kötü koku karşısında hepimizin benzer tepkiler verdiğini kabullenmemiz zor olmayacaktır. Burun yanılmaz. Fakat burun var, burun var. Burunun bağlantıda olduğu beyin var. Yani işler yine karışık. Nasıl damaktan damağa fark varsa burundan buruna da fark olacaktır. Burunların birleştiği tek ortak nokta kötü kokudur. Neyse ki benim gibi yeni yetme şarap severler çok şanslı. Teknoloji o kadar gelişti ki artık kötü kokan bir şarap yapmak marifet istiyor. Yine de bizim üreticilerimiz bu konuda dünya rakiplerinin en az 20 yıl önünde koşuyor :) Haksızlık etmiş olmak istemem. Adı sanı bilinen, hepimizin aşina olduğu markaların böyle vahim hatalar yaptığına ben şahit olmadım. Kısa sürede çok farklı şarapları tatmaktan ziyade tüketen bir densiz olduğum için koku konusunda pek çok markamıza kefilim. Başarılılar efenim. Burnunuz tıkamanız gerekmez.

Az önce ne dedik. Koklamaya başla. Evet, emin ol bugüne kadar kokmadığını düşündüğün her şeyin bir kokusu var. Şayet zaten iyi bir koklayıcı olduğunu düşünüyorsan bir sonraki yazıyı olduğu gibi es geçebilirsin. Şarap tadımı yazı dizimiz uzunca bir süre devam edecek. Koku bu dizinin en çok ele alınan konusu olacak. Dolayısı ile bir sonraki yazımızda iyi bir koklayıcı nasıl olunur. Koklayıcı olmak nedir, ne değildir üzerine ahkâmlar keseceğim. Bir kaç gün içinde Tarsus Çatalburun Av Köpeği başlıklı yazımızda görüşmek üzere. Afiyet olsun, yarasın :)