ŞARAP KÜLTÜRÜNE GİRİŞ! ŞARAP UZMANLARI

Old Fart
Old Fart

Şarap uzmanlar içindir. Şarap kültürü ve uzmanlığı o kadar derin bir konudur ki henüz kuyunun sonunu gören olmamıştır. Şarap tarihi, üzümler, üreticiler, hasat yılları, üretim teknikleri, gelenekler, yeni icat çıkartanlar, biyokimya, botanik, jeoloji, kimya, klimatoloji, kültür, politika, hukuk, iş dünyası ve daha neler! Bunları öğrenmek öyle bir gecede iki tadımda olmaz. Yıllarca mezun olunmayacak bir mektebe yazıldıysan hamama girenin teri seninki yanında bir damla olarak anılabilir. Peki, kimdir bu uzmanlar? Şayet birisi karşına geçip şarap uzmanı olduğunu iddia ediyorsa ya kabul edersin ya da şarabın sirke gibi bir içki olduğunu beyan edersin. Hatta neden bu ekşi ve bozuk üzüm suyunun tüketildiğini anlamadığını söylersin. Böylece karşındaki ukalalık edemeden beyninin büyük bir kısmını işgal eden bilgiler ile baş başa kalır. Zira şarap uzmanı iddiasında olan kişinin foyasını meydana çıkartmanın tek yolu senin de uzman olmandır. Bizim Kırkpınar güreşçilerinin el ense çekmesi misali atışmaya başlarsınız. Çiçek Abbas’ı hatırlıyorsan İlyas Salman ile Şener Şen’in atışmalarını da hatırlarsın. Bir dakika! Hatırlamıyor musun? Senin yaşın kaç ki böyle sitelerde vakit öldürüyorsun. Git daha hayırlı bir iş yap :) Yaşıtım insanların büyük bir kısmı bahsettiğim sahneyi hatırlayacaktır. Sanat eseri olan ve diğer sanat eserlerinin aksine yeter miktarda alındığında her bünyede benzer etkiler yaratan nadide bir nimettir şarap. Sohbetleri de elbet elde tespih kafada kasketler ile dolmuşçu kahvesinde yapılmaz. Umarım yapıldığı günleri de görürüz. Daha kibar, daha bir nevi şahsına münhasır mekânlarda karşınıza çıkıverir şarap uzmanıyım iddiasındaki kişiler. Tavsiyem şu yöndedir: Uzmana bulaşacağına birayla dolaş! Hemen belirtmem gerek. Gerçekten uzman, uzman olduğunu iddia etmeyecektir. Bu tür mütevazı insanlardan çok şey öğrenebilirsiniz. Diğerleri için benim yaptıklarımı yapmanızı öneririm. Ukalalık edin ve ahkâm kesin. Sallayın gitsin. Çok sıkışırsanız kadehi şöyle bir evirip çevirin ve bu şarapta Japon sedir ağacının ilkbahar aylarında verdiği koku yoğun olarak hissediliyor diyerek elinizden geldiğince ciddi bir hava takının. Sarhoş numarası yapıp terbiyesizlik etmek de karşınızdakilerin sizden uzaklaşmasını sağlayacaktır. Vay terbiyesiz! Sanat eseri içip sarhoş mu oldun yoksa sen!

Vay terbiyesiz! Sanat eseri içip sarhoş mu oldun yoksa sen!

Ne demiştik? Şarap uzmanlar içindir. Hadi len! Bak alenen yazdım işte. Aman böyle bir kanıya kapılmayın yoksa Türk Şarapçılığı iflas bayrağını çeker. Şarap üreticileri sadece uzmanlar için üretim yapsaydı eldeki mantarları ve şişeleri ne yapacaklarını kara kara düşünürlerdi. Efenim? Tabi, tabi ben öneride bulunurdum canım. Sen de pek fesatsın yahu!
Toparlayalım ve kısa keselim. Hızlı içtim, henüz yemek yapmadım ve şişe yarılandı. Vasilaki, vasilaki. Evet, Çamlıbağ. Ne içmekte olduğumu merak ettiysen diye yazdım. Toparlıyoruz:
Şarap, mayalanmış üzüm suyunu seven her bünye içindir efenim. Öyle uzmanlıkmış, tarihmiş, kültürmüş gerektirmez. Benim rahmetli köpeğim bir şarap içerdi görsen şaşar kalırdın. Rakı ve bira da ikram ettim ama hiç oralı olmadı. Şarap dahi seçerdi. Mesela beyaz şaraptan hazzetmez illaki kırmızıyı beklerdi. Tekrar edelim, şarap her fani bünye içindir. Fiyatı, yılı, üzümü, bağı fark etmez. Yeter ki sen şarap tadından keyif al. Hayattan keyif almayı bilen bünye için iyi şarap kötü şarap olmaz. En kötü şarap bile içmesini bilene şerbet gibi gelir. Yeterli densizliği yaptık. Hemen toparlayalım. Bazı şaraplar gerçekten sanat eseridir. Şapka çıkartılır, damak şaplatılır. Şarap tanrısı gerçek şarap uzmanlarını başımızdan eksik etmesin. Birilerinin gerçekten uzman olması gerekiyor ki onca emek ile ortaya çıkan nice ürün kalitesini arttırarak varlığını sürdürsün. Afiyetle efenim :)

12 yorum

  1. Selam,
    Uzun süredir okuyorum,
    Yazı ile ilgili bir yorumum yok. Sadece okumaya devam etmek istiyorum, yazmaya devam edesin diye okumakta olduğumu beyan edeyim dedim.

    İnsanın sevdiği bloglara kendi okuyucu varlığını haberdar etmesi önemli diye düşündüğümden…

    1. Selam :)

      Sayenizde günüm güzel geçecek :) Hep merak etmişimdir bunca ziyaretçiye rağmen neden kimse ses vermez diye :) Teşekkürler ediyorum efenim, yazarken o kadar eğleniyorum ki okuyan sadece ben olsam da devam edeceğim :)

      Bol şaraplı günler diliyorum :)

  2. Şakacıktan olduğu çok belli,
    sol kroşemsi,hafiften vurur gibi yapan
    “Japon sedir ağacının ilkbahar aylarında verdiği koku yoğunluğu”
    türünden çıkıp,
    “tükürürüm böyle sanata”
    tarzı ağır tahrik sayılabilecek laf beklerdim .
    Ama bu işi yapanlara “uzman” dendiği aklıma gelince vazgeçtim.

    1. Aman efenim uzmanlara lafımız bulunmuyor. Benim taş attıklarım benim kadar bilgisi ile başımıza uzman kesilenler. Bu gibi insanlar sayesinde Âlâ Ukala Şarap Oburu olarak anıyorum kendimi :)Baktım ki karşıdaki desteksiz sallıyor ben de altta kalmıyorum. Şarabın sanat olması durumuna gelirsek. Burada gözden kaçan bir yaklaşım bulunuyor. Üzerine uzun uzun yazıp eğleneceğim lakin fikrimi beyan etmiş olayım. Madem sanat eseri o zaman biz bazı eserlerin kıymetini henüz anlayamadık. Yetmişli yıllarda bir çok üretici iyi şarabın fazla asitli ve dengesiz olmasını normal karşılarmış. Bu tür şarapları içmek için on yıl beklemek gerekirmiş. Sonraki yıllarda başlayan bir akım ile iyi şarabın gençken dahi dengeli ve içilebilir olması gerektiğine ikna olmuşlar. Efenim özetle ağır tahrik sayılacak densizlikler ettiğim oluyor :) Fakat her şarap sever ve şarap profesyoneli gibi şaraptan nemalanan bir birey olarak bu sanata tükürmek yerine yüceltmek gerekir :) Bilmem anlatabildim. Sen nelere kadirsin eyyy şarap :)

  3. şarap, yeryüzündeki en güzel içkidir. bazıları dinsel sebeplerle bu güzelim içkiyi içmiyor, içenlere ve şarabın kendisine de bir sürü karalama yapıyorlar. halbuki yemekle birlikte sindirime çok yardımcısı olan, ömrü uzattığı kanıtlanmış, zararını geçtim göreli faydaları bile olan vazgeçilmez, olmazsa olmaz bir gıda maddesidir şarap.

      1. Başlarda hep fransız cabernét sauvignon ve merlot üzümlerinden yapılan ithal şarapları içerdim. 2009 Eylül ayında ilk şarabı içtim, sonra ardı arkası kesilmedi. Her hafta bir şişe içerdim hemen hemen. 2010’da seyrelttim ve 2011’de hemen hiç içmeme raddesine geldim. Ayrıca meyve şaraplarındanda içtim, hem ithal hem yerli bir çok şarap içince sanırım artık bıkkınlık verdi. Artık yemeklerde 1 kadeh bile zar zor içiyorum, ama bir iki yudumda olsa yine içiyorum yemekle.

  4. yazınıza bayıldım şarap içmekten keyif alıyorum iyi ya da kötü farketmiyor. şarap bana haz veriyor devamı gelir umarım yazıların

    1. Beğenmiş olmanıza sevindim. Şarap tamamen keyif işi :) Haz verdiği sürece bolca tüketilmeli. Yazılar devam ediyor efenim :)

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir