HASTÜRK ŞARAPLARI

closeBu yazıyı 9 yıl 9 ay 5 gün önce yazmışım. Üç aydan daha eski her yazıda kullandığım bir uyarı. Bu yazıya özel bir not olduğunu düşünme. Lakin bahsettiğim lezzetler değişmiş, bağları dolu vurmuş, yeni mahsul sirke olmuş olabilir. Mekan kapanmış, işletme sahibi değişmiş, fiyatlar tavan yapmış da olabilir. Fikirlerimin değişmiş olması, izansızlık dozunun farklılık göstermesi de mümkündür. Hatta destursuz bostana dahi girmiş olabilirim. Velhasıl dün dündür, bugün bugündür :)
Hastürk Hakan Amphora Papazkarası 2002

Hastürk Hakan Amphora Papazkarası 2002

Ortaköy civarında bir iki tekel bayii Kutman Şarapları bulundurur. Arada bir uğrar değişik bir şey var mı bakınırım. Sanal âlemdeki satış sitelerinden sipariş verip beklemektense buradan alıp evde afiyetle içmek daha az sabır gerektirir. Bu nedenle tercih ederim şarap meraklısı tekelleri. Yine bu tekel bayilerinden birindeyken dikkatimi çeken şişeyi aldım elime. “Hastürk Şarapları – Hakan Amphora” Tekirdağlı üreticilerden. Elbette Şarköy’den. Papazkarası 2002… Aldım çıktım. Bir yandan da acaba yanında ne yesem diye düşünüyorum :) Eve gidene kadar sanal ortamlarda araştırdım. Ne bir siteleri var ne de en ufak bir yorum. Şarköy yüksek vergi ödeyecek mükellefler listesinde bir isim buldum. Ekşi sözlükte bir yorum: “Fiyat kalite performansı yüksek şarap…” :) Bir bilgide Hayyam.com sitesinden geldi :) Adres ve telefon numaraları. Bunun dışında ara ki bulasın. Fiyat kalite performansı yüksekmiş demek diye kurmaya başladım kafamdan. Şimdi elimdeki Hakan Amphora 22 TL acaba bu fiyatla bile fiyat-kalite performansı hakkında övgü alan bir şarap nasıl çıkacak… Çengelköy sahilde yer alan Peynirci Mehmet adlı mekâna uğradım. Ziyadesi ile severim burayı. Her zaman ilgililerdir ve her zaman kuru et bulunurdu :) İlginçtir ilk kez kuru et kalmamış. Füme dil aldım bende :) yanına biraz tulum peyniri ve çavdar ekmeği. Akşam yemeğini de böylece çözmüş oldum. Keyifle açıp havalandırdım şarabı. Henüz açarken keyfim kaçtı aslında. Acaba bende mi sorun, havalansın biraz daha bakalım diyip şefkatle bir kenara koydum. Nefis peynir ve füme dilin ardından kocaman bir yudum aldım. Kokladım… Eeee hani nerede kokular :) Ne hoş koku ne itici bir koku, su gibi aziz olmuş bu şarap :) Kokmuyor efendim, en fazla üzüm suyu veya şarap kokuyor dersiniz ötesi yok. İkinci kadehe kadar sabrettim, biraz daha havalansın diye karafa aktardım ama nafile. Ne ikinci kadehte ne üçüncüde değişen bir şey olmadı. Bakar mısınız bendeki inada :) Birileri onca emek vermiş yapmış mutlaka bir güzelliği olmalı dedim ama bulamadım. Fiyat performans oranı pek yüksek diyen arkadaşın, performansına göre fiyatı çok yüksek demek istediğini düşünmeye başladım :) Şimdi efenim hemen karalamamak gerek ne de olsa bir Türk Şarabı deniyorum. Zaman içerisinde daha âlâsı yapabilirler. Belki de kötü şartlarda saklandı… Hem belki benim ağzımın tadı yok… Beklentiyi yüksek tuttum idare eder şaraba burun kıvırıyorum belki… Özetle her şey olabilir :) İki farklı şarapları daha vardı. Bir ara onları da denerim. Şimdi faydalı bilgiler veremedik ama hemen bizim tulum peynirine gelelim. Şayet yolunuz Çengelköy’e düşerse, sahildeki taksi durağının hemen yanında bahsettiğim peynirciyi göreceksiniz. Gelmişken kuru et ve tulum peyniri almayı ihmal etmeyin. Aman dikkat! Tulum peyniri derseniz size hemen İzmir tulumu verirler. Konya’dan gelen tulum peyniri dirin, böyle kuzu derisine sarılmış olanlardan diyin :) Şayet rokfor seviyorsanız bu peynire bayılacaksınız. Bak yine sinirlendim. Yahu rokfor alacak olsan mumla aramana gerek yok. En yakın markette türlü çeşidi bulunuyor. Ben yurdumun peynirinin tadına bakılsın diye yazıyorum ve mekân tarif ediyorum. Olacak iş mi :) Nerede benim Hastürk şarabım, sirke olsa içeceğim çekilin :)